GEL KATIL BİZE :)

8 Ağustos 2017 Salı

UMUDUM VAR HAYAT

Ne çok özlüyorum yazı. Tüm kış hayalini kurup bekliyorum bir çoğunuz gibi. 
Belkide yaza büyük anlamlar yüklediğimdendir.
Güneşin ne büyük bir güç olduğunu, içimdeki yaşama sevincini tetiklediğini, pırıl pırıl bir güne uyandığımda günün muhteşem geçeceğine inandığımı biliyorsunuz artık. 


Şu kareler çekilirken ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Doğa, deniz, güneş, yazın ortaya çıkardığı renk cümbüşü, çimenin yeşili, gökyüzünün mavisi, denizin laciverti, gün batımının
 tüm bayılası renkleri hepimizi pozitif yönde etkilemiyor mu?


Anı biriktirmeyi, her yaza ayrı bir sayfa açıp baktıkça mutlu olunası fotoğraflar eklemeyi seviyorum.
Çekirdek ailemle geçirdiğim bir hafta yada 10 güne ne kadar mutlu an doldurabilirsem o kadar kârdayım . 


Sıkı sıkı sarılıyorum içimdeki umuda.
Öyle bir iç ses ki, hep güzel şeyler fısıldıyor. 
Hani bi kahve falında mutlu edici milyon tane haber çıkmış ta gerçekleşmesini bekliyor gibi. 


Hey Elif ; sana harika sürprizlerim var, bekle ve gör...
Hayal edemeyeceğin kadar güzel şeyler serptik yoluna ...
diyor iç sesim. 


Ben insanların niyetlerinin yaşamlarına yön verdiğine inanıyorum. 
Başkaları için güzellikler dileyen koca yürekli insanların ayağına taş değmediğine,
Yazılarının tertemiz yazıldığına inanıyorum. 
Gözüyle özüyle canlıları sevebilen, incitmekten korkan, doğruyu seçme hakkını kullanan insanların yaşamlarından ayrık otlarının kendiliğinden temizlendiğini, şansının ve bahtının açıldığını düşünüyorum.  


Herkesi çok sevebilecek kadar büyük bi kalp taşıdığımı sanıyorum bazen. Hep sarılmak, sırtını sıvazlamak, göz kapaklarından öpmek istiyorum sevdiğim insanların.uzaktan sessizce sevmek bana göre değil.
Bazen bitkileri, hayvanları okşayıp içimden geçenleri anlatasım geliyor. 
Bence anlıyorlar. Evde çiçeklere su verdiğimde minicik titreşimlerini hissediyorum teşekkür eder gibi. Sevinip dans ediyorlar sanki.


Bazen yanımdan geçen bir köpek yada kedi için sevgi dolu duygular geçiyor içimden ve onların bunu hissettiğini düşünüyorum. 


Acaba uyduruyor muyum diyorum kendi kendime.
Sonra ; kötü bişey değil ki bu, sen öyle düşünmeye devam et diyorum. 



Hayatı, hayata dair olan herşeyi seviyorum. 
Hedefler koymayı, hedefe ulaşmak için çaba harcarken edindiğim tecrübe ve kazanımları kâr sayıyorum. 


Olumsuzlukları ve kötü insanları bir ders ve öğretmen olarak görüyorum. 
Her olumsuzluk, her engel bir öğreti için giriyor hayatımıza.


Ve biliyorum ki her tebessüm geri dönüyor; tebessüm ettirecek bir sebep olarak. 


Sevin ;
Önce kendinizi, değerinizi, yüreğinizi, bedeninizi sevin.
Eşinizi, ailenizi, dostunuzu, emek ve mesai harcadığınız herşeyi sevin. 
Doğayı, havayı suyu bitkiyi hayvanı canlıyı sevin.
Ve inanın, güzel bir yaşamı hakettiginize, güzel insanlarla yollarınızın kesişecegine, hayatiniza giren her insanin sizin hayatınızda bir görevi olduğuna inanın. 
Ve sabredin...
Her gecenin sabahı olduğuna, her tünelin sonunda ışığın belirdiğine , şer sandıklarımızın içinde hayırlar barındırdığına inanın.
Yüzünüzü aydınlığa, niyetinizi iyiye , düşüncelerinizi pozitife çevirin. Ve dileyin....
Gönlünüzden geçen ne varsa dileyin...
Ben inanıyorum
Hepsi gerçek olacak. 
Öperim göz kapaklarınızdan....


19 Nisan 2017 Çarşamba

İĞNE YASTIĞI DİKİYORUZ


Oldukça uzun bir aradan sonra Merhaba.
Blogumdan ayrı kaldığım, yazamadığım zamanlarda hep bi vicdan azabı yaşıyorum aslında.
Aklım hep sizde , hep burada yani. 
Bu akşam uzun uzun günleri haftaları yazasım var.


Çok sorulan tombik iğnelikleri anlatayım 
Üç boy daire kesmek için bir çay tabağı, bir nescafe fincanının tabağı ve birde pasta tabağı boyutu kullandım. 
Isterseniz çay bardağı, su bardağı ve çay tabağı gibi de boyut verebilirsiniz. 


Kombinlerken uyumlu renkler, benzer dokular kullanmaya özen gösteriyoruz.
Her boydan iki adet daire olmalı elimizde.
Her iki daireyi kumaşın yüzü birbirine bakacak şekilde dikiyoruz.
Bu işlemi her üç boy için uyguluyoruz. 
Kenarlarında elyaf  doldurabilmek için boşluk bırakıyoruz. 

Fotoğrafta gördüğünüz gibi , dikip tersini çevirdiğimiz dairelerin içini elyaf ile dolduruyoruz.
Ve ağzı açık kalan kısmı elde minik minik dikiyoruzki belli olmasın elde dikildiği. Muntazam dursun. 



Yorgan iğnesi gibi büyük bir iğne yardımı ile, vmnaylon ip kullanarak , her dairenin boyutunu kabak gibi boğum boğum sıkıyoruz. 8 parçaya böler gibi yapıyorum ben. 


Daha sonra silikon tabancası ile üst üste büyükten küçüğe doğru yapıştırıyoruz.   
Üzerine minik dikiş temalı objeler yada kurdele yapıştırarak estetik hale getirebilirsiniz. 




Makaslık için size anlatımı kolay fotolar çekmeliyim. 

Sonuç olarak aslında çok basit... dikiş bilmeyenler elde bile dikebilir. 




Kumaşları değerlendirmek için güzel bir fırsat. 
Mutlu üretimler dilerim...

7 Kasım 2016 Pazartesi

Aldığım en zarif hediyelerden biri ...


Zevkle takip ettiğim Happy Flowers ürünlerine her zaman farklılık yenilik , tarz ve yorumlanan bir işletme gerçekten. 
Mesleklerimizi yada işimizi yaparken ne kadar sevdiğimiz, işimize gösterdiğimiz yaklaşımdan belli oluyor sanırım.  
Her minik detay, her ayrıntı bize işini aşkla yapan insanların durduğu çizgiyi gösteriyor.  
Bende işimi elimden gelenin en iyisi olsun gayreti ile yapmaya çalışıyorum .  çevremde de  işine gereken özeni gösteren arkadaşlarımı  gördükçe onlarla gurur duyuyorum.  


Cumartesi günü atölyemden çok zarif iki hanım konuğum vardı.  Başak ve Selen Hanım.  
Bir kahve içimi uğradılar minik üretim tesisime : )
Gelirken bu el emeği zarif hediyeyi getirmişler . 
Dediler ki; Elif Hanım biz sizi böyle gördük ve dedik ki bu figür sizi yansıtıyor... 
Bayıldım bu duruşa bu renklere ve verdiği duyguya.
Ama daha da mutlu eden bişey vardı ki; 
Paketteki mesaj...



Her hangi bir paket değildi benim için.  
Birbirimizi sadece sanal alemden tanıyıp,yüreğimizin bu kadar sıcaklık duyacağından habersiz kesişmişti yollarımız ve bu cümleler beni 12 den vurmuştu.  




Evet , hayat güzeldi. 
Ben etrafımdaki herkese, kendine değer vermeyi ve yaşamın ne kadar büyük bir nimet olduğunu hatırlatmaya çalışıyordum kendimce. 
Şanslı olduğumuzu , yerimizde olmak isteyen çok insan olabileceğini, sağlığın ve sahip olduğumuz bir çok nimetin farkında olarak yaşamak gerektiğini sıkıştırıyordum  her cümlemin arasına. 
Bahşedilmiş en güzel hediyeydi hayat!
Dolu dolu yaşamalı, iyi ne varsa dahil etmeliydi insanoğlu hayatına... 
İşte içimi okurcasına  yazılmış bu mesaj tesadüf olamazdı . 
O halde  karşımda yürek okuyabilen iki tatlı kadın vardı.  
Ne güzel bir başlangıç oldu bu arkadaşlığa.  
İşte birini mutlu etmek bu kadar kolaydı . 
Onu anladığınızı hissettirdiğiniz an, açılıyordu gönül kapıları.  
Unutmayın ! hayat güzel . .. birde çevrenizde güzel yürekli insalar varsa daha da güzel . ...

13 Ekim 2016 Perşembe

BİR ŞAİR TASVİR ETMİŞ, BİR RESSAM RESMETMİŞ SANKİ HAZAN RENGİ GOK YÜZÜNÜ

Nasıl bir iklim değişikliği bu anlamıyorum. 
Sabah okula giderken , sesinden öte soğuk oluyor , sıkı sıkı giyinip  çıkıyorum evden.
İlk dersler iyi gidiyor , sonra bi bunaltıcı sıcaklıkla başlıyoruz mont ve hırkayı çıkartmaya.  
Öğlen okul çıkışında, yazdan kalma bi hava...
Terliyoruz hatta...
Sonra akşam üzeri titreten bi soğuk geri geliyor.
Gündüz ile gece arasındaki işi farkı uçurum  tabi...
Bünye hangisine uyum sağlaması gerektiğini anlayamadan grip gelip giriveriyor eve.
Evdeki bir kişi hasta oldu mu geçmiş olsun.
Tüm ev halkının yakasına yapışmadan da gitmiyor. 


Bu akşam üzeri tamda böyle bir gökyüzüne tanıklık ettik bursa halkı olarak. 
Evin içine yansıyan sapsarı bir hava ile balkona çıktım.  Hiç bu kadar sarı görmemiştim gökyüzünü. 
Sanki bir akşam şairi resminiye tasvir etmiş bir usta ressam da hazan rengine boyamıştı göğü. 

Uzun müddet izledim.
Bana lise yıllarımdaki edebiyat derslerinden tavırları hatırlattı  ...
Severdim şiiri. 
Ve şairlerin ruh halini anlamaya çalışmayı.
 Derin düşünürdüm ben eskidende  ...
Hiç bir zaman ÖYLESİNE bakmadım hayata... 
En derini hissetmeyi denedim.
Ve galiba bu yüzden çok sevebilmeyi öğrendim    ...












12 Ekim 2016 Çarşamba

SİTİL AYAKKABI BAKIM ÜRÜNLERİ LANSMANINDA BLOGGERLAR BULUŞTU.

Hani hepimizin evinde , ayakkabı dolabında bir ayakkabı parlatma süngeri bulunur ya... işte oradan aşinayız  sitil_boya adına. 


Bugün sevgili Emel Ayman Hanımın davetlisiydik  Kent Meydanı Avm cook Shop'ta. 



Daha önce bir çok ürününü kullanma imkanı bulduğum bu firma, bayanlar için cankurtaran tadında bir ürün geliştirmiş.  VURAN, SIKAN AYAKKABIYI GENİŞLETEN SPREY.
çağın icadı dedikleri bu olsa gerek.
Her yıl değişen ayakkabı modasına  uyum sağlamaya çalışan biz bayanlar, şık ve zarif görüntüsünden vazgeçemediğimiz bir çok ayakkabıyı canımız yana yana giyiyoruz çünkü. 
İşte bu spreyı sıktığınızda canınızı acıtan kısım yumuşacık oluyor ve genişliyor.
Bizzat denedim. İşe yarıyor. 


Birde spor ayakkabı temizlik ve bakım seti var. Özellikle beyaz spor ayakkabılarda kurtarıcı olan bu set, temizliyor, boyuyor ve koku gideriyor.


Deri rengi değiştiren boya da yapmışlar.
Bej çantanızda sıkıldınız mı? Hooop siyaha boyuyorsunuz... süet dokularda dahil.




Deri mont , bot ve çanta gibi süet ürünleri yeniliyor.


Her evin ihtiyacı olan bu ürünlerle dolu kutu için ayrıca teşekkür ederiz. 


Kahvaltıya gelince, sunum ve lezzeti gayet güzeldi.  
Tabii ne yediğin kadar kiminle yediğinde önemli.  
Sohbet güzeldi, müzikler sakinleştiriciydi, atmosfer iç açıcıydı. 
Çok hoş bir sabah oldu bizim için. 


Sosyal medyanın gücü tartışılmaz şüphesiz. Bizler hobı olarak başladık yazmaya. Ancak sanal alemin ulaşamadığı yer kalmadı desek yeridir. 
Söylemek istediklerimizi işte şu minicik pencereden aktarabiliyoruz birbirimize. 
Bu da mutlu ediyor bizi. Sizden dönüşleri gördükçe.  





Sabah kahvelerimizi  de içtikten sonra , şöyle minik bir avm turu yaptık. 
Yeni sezonda neler var bir göz attık.   


Eksiklerimiz olsa da grup fotosunu ihmal etmedik. 


Kent meydanı avm biz bloggerlar için önemli.  Desteğini ve misafirperverliğini esirgemeyen tüm avm yöneticilerine, Cook Shop ekibine, sevgili Ece Arar'a ve ev sahipliği için Emel Ayman'a 
Teşekkür ederiz.


Etkinliğine katıldığımız her firma ile yakın ilişkilerimiz olunca hepsi bizim için aileden biri gibi oluyor. 
Girdiğimiz markette adını gördüğümüz ürün, artık herhangi bir ürün değil, bizim markamız gibi hissettiriyor. 

Bu sıcaklığı yakaladığımız, güvendiğimiz, kullandığımız her ürün için fikirlerimizi ve görüşlerimizi sizinle paylaşıyoruz.  
Sonuçta Kadın Dayanışması önemli. 

Şimdi ayakkabı bakım ürününe ihtiyaç duyarsanız; unutmayın ki  Sitil  Boya bu işi gün geçtikçe daha üst seviyeye çıkarıyor ve kimya mühendisleri ile yoğun ar _ ge çalışmaları yapıyor.  
Sanırım yakın zamanda mucize spreylerin yenileri eklenecek ürün skalasına.
Takipte kalın.  
Teşekkürler Sitil Boya... 


SİTİL AYAKKABI BAKIM ÜRÜNLERİ LANSMANINDA BLOGGERLAR BULUŞTU.

Hani hepimizin evinde , ayakkabı dolabında bir ayakkabı parlatma süngeri bulunur ya... işte oradan aşinayız  sitil_boya adına. 


Bugün sevgili Emel Ayman Hanımın davetlisiydik  Kent Meydanı Avm cook Shop'ta. 



Daha önce bir çok ürününü kullanma imkanı bulduğum bu firma, bayanlar için cankurtaran tadında bir ürün geliştirmiş.  VURAN, SIKAN AYAKKABIYI GENİŞLETEN SPREY.
çağın icadı dedikleri bu olsa gerek.
Her yıl değişen ayakkabı modasına  uyum sağlamaya çalışan biz bayanlar, şık ve zarif görüntüsünden vazgeçemediğimiz bir çok ayakkabıyı canımız yana yana giyiyoruz çünkü. 
İşte bu spreyı sıktığınızda canınızı acıtan kısım yumuşacık oluyor ve genişliyor.
Bizzat denedim. İşe yarıyor. 


Birde spor ayakkabı temizlik ve bakım seti var. Özellikle beyaz spor ayakkabılarda kurtarıcı olan bu set, temizliyor, boyuyor ve koku gideriyor.


Deri rengi değiştiren boya da yapmışlar.
Bej çantanızda sıkıldınız mı? Hooop siyaha boyuyorsunuz... süet dokularda dahil.




Deri mont , bot ve çanta gibi süet ürünleri yeniliyor.


Her evin ihtiyacı olan bu ürünlerle dolu kutu için ayrıca teşekkür ederiz. 


Kahvaltıya gelince, sunum ve lezzeti gayet güzeldi.  
Tabii ne yediğin kadar kiminle yediğinde önemli.  
Sohbet güzeldi, müzikler sakinleştiriciydi, atmosfer iç açıcıydı. 
Çok hoş bir sabah oldu bizim için. 


Sosyal medyanın gücü tartışılmaz şüphesiz. Bizler hobı olarak başladık yazmaya. Ancak sanal alemin ulaşamadığı yer kalmadı desek yeridir. 
Söylemek istediklerimizi işte şu minicik pencereden aktarabiliyoruz birbirimize. 
Bu da mutlu ediyor bizi. Sizden dönüşleri gördükçe.  





Sabah kahvelerimizi  de içtikten sonra , şöyle minik bir avm turu yaptık. 
Yeni sezonda neler var bir göz attık.   


Eksiklerimiz olsa da grup fotosunu ihmal etmedik. 


Kent meydanı avm biz bloggerlar için önemli.  Desteğini ve misafirperverliğini esirgemeyen tüm avm yöneticilerine, Cook Shop ekibine, sevgili Ece Arar'a ve ev sahipliği için Emel Ayman'a 
Teşekkür ederiz.


Etkinliğine katıldığımız her firma ile yakın ilişkilerimiz olunca hepsi bizim için aileden biri gibi oluyor. 
Girdiğimiz markette adını gördüğümüz ürün, artık herhangi bir ürün değil, bizim markamız gibi hissettiriyor. 

Bu sıcaklığı yakaladığımız, güvendiğimiz, kullandığımız her ürün için fikirlerimizi ve görüşlerimizi sizinle paylaşıyoruz.  
Sonuçta Kadın Dayanışması önemli. 

Şimdi ayakkabı bakım ürününe ihtiyaç duyarsanız; unutmayın ki  Sitil  Boya bu işi gün geçtikçe daha üst seviyeye çıkarıyor ve kimya mühendisleri ile yoğun ar _ ge çalışmaları yapıyor.  
Sanırım yakın zamanda mucize spreylerin yenileri eklenecek ürün skalasına.
Takipte kalın.  
Teşekkürler Sitil Boya...