GEL KATIL BİZE :)

14 Aralık 2014 Pazar

Yağmur ve MELEKLER

Severim yağmuru izlemeyi.
Elimde bir fincan çay yada kahveyle. 
Melekler gelir aklıma.
Her damlayı bir mrlrğin indirdiğine inanırım.
Ve yağmur çok yağdığında her yanımı melekler sarmış sanırım.
Daha çok dua ederim yağmurlu günlerde. 
Gökkubbenin kapıları aralanmış gibi gelir bana.dualar daha çok erişecekmiş gibi hissederim yerine. 
Bazen yapan yağmurun , grileşen bulutları yıkayıp ak pak yaptığını düşünürüm.yağmurdan sonra çıkan gökkuşağı meleklere sunulmuş bir kaydırak gibi gelir.
Hep merak ederim gökkuşağının iki ucı nereye basıyor diye. Biz uzaktan görüyoruz, yakında olanlar gökkuşağına dokunup içinden geçiyorlar mı acaba ? 
Yıldızlarınhaylazyaramaz çocuklar gibi köşekapmaca oynadığını hayal ederim.
Diyorum ya, içim deli içim çılgın.ne hayallerim var bir bilseniz. Hayallerim gerçeklerimden çok oldu hep. 
Deli olmayı seviyorum.      
Aklıma nereden geliyor bilinmez.
Ama türlü türlü masallar yaşıyor bünyemde. Ve o masallar eşliğinde, cama vuran yağmur tıkırtısı ile yapıyorum ürünleri.
Öyle mutluluk dolu üretiyorum ki her siparişi...
Gittiği her ortama neşe bereket ve mutluluk getirmesi dileğiyle. 

11 Aralık 2014 Perşembe

KEÇE KURSUMUZDAN ...


Bir hobi edinmek insanı koruyor, depresyondan, negatif düşüncelerden,takıntılardan,keder ve üzüntüden...
Bir işle uğraşmak, içinde renkler varsa,üretmek ve ırtaya çıkarmak, kendim yaptım diyebilmek sanırım mutluluk hormonu salgılatıyor.
Gülümsüyor insan.

Bu yıl 4. sünü başlattığımız Okullar Hayat olsun projesi kapsamındaki Keçe kursumuz yine velilerimize özel.
Üctetsiz olarak katıldıkları bu kursta yeni bir çok teknik ve ürün öğreniyorlar.

Herşeyden önce amacım bilgiyi altarmak.
Sonra onlara rahatlayabilecekleri bir uğraş edindirmek.
Sonrasında da küçük büyük siparişler alarak bir gelir kapısı açabilmek. 
Hayat zorlu bir yol.
Ve hepimiz bu yolda yürürken, bazen az, bazen çok hasarlar alıyoruz.bu hasarları büyütmek te küçültmekte kısmen bizim elimizde.
İşte bu yüzden onlara keçeyi sevdirmeye ve öğretmeye çalışıyorum.

Önce kendini sevmeli insan, kendine kıymet vermeli.
İç huzuru ve dinginlik varsa, üzerine yeniduyguları  daha sağlıklı koyabiliyor insan.
Herkesin anti depresanınınkendi içinde olduğunu, keşfettiği zaman mutlu olabileceğini düşünüyorum.

İşin özü sevmek aslında.
Baktığın , gördüğün, dokunduğun her şeyi sevmek.insanları sevmek.

Çevremdeki herkesi seviyorum.bazılarını çırpa çırpa, bazılarını sözle, bazılarını gözle seviyorum.
Yaşı kaç olursa olsun, o sevgiye ihtiyacı var herkesin.

Yaptığım işi, aldığım sorumlulukları seviyorum.söylenip şikayet ettiğimi duyan pek olmamıştır.
Şükredip yaradana, sağlık diliyorum.
Çalışmayı seviyorum.her yeni gün bana yeni şeyler öğreterek geliyor.

Geçenlerde yeni  tanıştığım bir hanım
Bana, dünyaya gelmiş olmaktan çok memnun ve mutlu görünüyorsun dedi.
Evet sanırım işim özü bu.
Hayatta hiçbirşeyin  tesadüf olmadığını, iyi ve kötü başımıza gelen herşeyin bir öğreti ve ders olduğunu düşünüyorum hayatı tatmanın ayrıcalık olduğunu, yaşamın dunulan güzel bir nimet olduğuna inanıyorum.
Fevri hırçın ve agresif insanların etrafımda olmasından sakınıyorum.
Motivasyonumu, enerjimi,istek ve hevesimi koruyor ve besliyorum.
Evimde olmaktan, aklıma gelen fikirleri yapmaktan, güzel olan şeyleri paylaşmaktan keyif alıyorum.
Bir tek kişiye bile moral verebiliyorsam yüzünü güldürebiliyorsam bu benim için en büyük ödül oluyor.
Geriye dönüp baktığımda iyi izler bıraktığımı görmek tek temennim. 
İşte attığım her adım bu yüzden..... 








8 Aralık 2014 Pazartesi

GİBİ GİBİ... Hayat senin bana gönlün var gibi gibi



Bir kar küresinin içinde gibiyim, bir kış masalının kahramanı gibi. Beyaz bir kaz gelip beni sırtına alıp uçurucakmış gibi.
Mantardan bir evim varmışta, penceresinden bakıyormuş gibi, yedi renkli çiçeği arıyormuş gibi...
Açtığım her kapıda yeni bir duygu buluyormuş gibi.
Kalbim heyecandan fırlayacak gibi, 
Gözlerim kapandı kapanacak gibi, 
İçimdeki atlı karıncalar canlanacak gibi, aklımdaki renkler tenime işleyecek gibi, mutluluktan ayaklarım yerden kesilecek gibi.


Rüzgarın söylediği şarkıyı ezberleyecek gibi, dalgaların ritminde dansedecek gibi,gözlerimin önünde yıldızlar kayar gibi, sebepsiz ışıltıları etrafımda görür gibi, koruyucu bir kalkanın içine alınmışım gibi, dualar ile korunuyormuşum gibi, zihnimden geçen her dilek göğe yükseliyor gibi,dokunarak sevgimi aktarıyor gibi,
Her yemeğe tuz yerine sevgi serper gibi, kusurları örtüp, bağrına basar gibi, küçük bir çocuğun üzerini örter gibi, günü geceye teslim eder gibi, avucuma sıcaklığın geçer gibi, çok sever gibi, yeniden doğmuş gibi, uçabilen kuş gibi ...
Hayata ve dünyaya geldiğine çok memnun olmuş gibi. 

Acı tatlı hayat geçiyor su gibi. Ver elini hadi dost gibi , can gibi...

6 Aralık 2014 Cumartesi

COOK SHOP BURSA'da

Bursa kentmeydanı avm bünyesinde yeni açılan cookshop bursalı blog yazarları ve aktif ig kullanıcılarını  6 aralık cumartesi günü kahvaltı etkinliğinde misafir etti.
İnstagram facebook aracılığı ile başka şehirlerde cookshopa giden arkadaşlarımızın paylaşımlarından görüp merak ettiğimiz MAGNOLİA tatlısını denemeyi istiyordum uzun zamandır.
Bu yüzden bursaya açılmış olmasına çok sevindim.


Henüz bursadaki bir çok kişinin bilmediği cookshop harika dekoru ve kaliteli hizmeti ile oldukça ferah ve güzel bir atmosfer yakalamış.

Biz blog yazarlarını bir araya getiren bu etkinlik sayesinde hem hoşça vakit geçirdik, hem de enfes tatları deneme fırsatı bulduk.

Kent meydanı avm yönetimi, tanıtım ajansı ve cookshop personeli öyle güleryüzlü ve ilgililerdi ki. 
Hizmette hiç bir sıkıntı yoktu. 


Bursa'da kahvaltı mekanı arayanlar için de tercih edilebilecek bir sunumu var.

Dekorasyona önem verenler için, gerçekten özenle seçilmiş her ürün.

Özellikle de kırmızı beyaz seviyorsanız burayı da çok seviceksiniz






Bizim için keyifli,

Neşeli

Kalorili ama mutlu edici bir gündü. 
Katılan tüm arkadaşlarıma, 
Ve etkinlikte emeği bulunan herkese çok teşekkürler. 




2 Aralık 2014 Salı

BÜYÜMEYEN ÇOCUK OLMAK NE GÜZEL

Hala pamuk şekerci görünce canım çekiyor benim. Yada saçlarım kısa olduğu halde pembe renkli küçük kız tokalarına bakıyorum her girdiğim aksesuarcıda.


Rugan ayakkabıları, dantelli çorapları hala giyebilirim mesela.
Çocukluğumda yeni alınan ayakkabılarıma sarılıp yatmışlığım vardır.hala başucuma koyarım yeni bişey alsam.


Lunaparkları hep sevdim.yaş kavramı yok oluyor lunaparka girince.
Bir çocuk gibi gördüğü her yiyecekten canı çeken biriyim biliyor musunuz? 
Babamı görünce hala dizine yattığım doğrudur.
Eskiden kedi miydim acaba en sırnaşığından? 


Hala kırtasiye malzemelerine, değişik kalemlere kap kağıtlarına ve boya kalemlerine zaafım var.nedensizce alabiliyorum.
Annesinin yaptığı pudingin soğumasını bekleyemeyen halim hiç değişmedi.
Puding tenceresinin dibini sıyırmakta hala birinciyim. 
Bir lira kumbarası olan kaç kişi var 40 yaşında?
Benim var.


Marketlerin bisküvi çikolata teyonunun önünde hala çikolatalı gofretten bi tane daha sepete atsam mı diye düşünüp, eti puf eti cin dolduran bir kızım ben.
Kurdeleli fiyonklu ayakkabılara kemerlere, boyundan bağlı gömleklere bir görüşte vurulan kişi yine ben.
Gardrobu dolu olduğu halde annesinin kıyafetlerinde gözü olan var mı başka?
Bayrama çıkan sabahlarda hala heyexandan uyuyamayan, okulların açılacağı günü iple çeken yine ben.
Balonların havası inince üzülen, bileğine uçan balon bağlanınca kendini ayrıcalıklı hisseden???


Eşimin getirdiği market torbalarında pingui almışmı diye poşet karıştıran yine ben.
Hala çokomel yiyen, tüp çikolata çokokremi cebinde taşıyan var mı? O da ben. 


Açık hava pikniklerinde hadi salıncak kuralım diye hop hop hoplayabilen.
Mısır patlarken cam kapaktan seyreden, şekillere benzeten işte ben.
Olur olmaz şeylere gülen, en ufak bir ses tonu sertleşmesine gücenen , gözleri dolan ben.
Aynalar karşısında konuşma provası yapan, heyecanı hep tavan, hala dişçiden korkan ben. 

Hediye paketi açmaya bayılan, hediye paketlerini saklayan ben.
Hastalandığında şevkat bekleyen, gözlerde kıyamam diyen ifade arayan ben.
Büyüyemedim ben.
Heyecanlarım heveslerim yok olmasın diye takılı kaldım çocukluğumda.
İçimde dışımda hep çocuğum hala.
Hınzır, yaramaz, sevimli...
Aklına koyduğunu yapan, biraz gerçek biraz deli.  
İç dünyamdan bir kesit dinlediniz. Eğer sizde biraz çocuk, biraz deli iseniz yorumlarınızla bana katılabilirsiniz. 

28 Kasım 2014 Cuma

DUYGULARDAN İBARETİZ HER BİRİMİZ.

Hevesleri olmalı insanın, yemeye, gitmeye, giymeye, yapmaya hevesli olmalı.
Sevinçleri olmalı. Hiii dedirten havalara sıçratan, birbirine sarılıp hoplatan sevinçleri.


Keyifleri olmalı insanın, bi kahve içimi de olsa tadına vara vara yaşamalı o anı. Uyanıp saatlerce tataktan çıkmadan keyif yapmalı hayal kurmalı mesela.
Hayalleri olmalı, kimi erişilir kimi ütopik... Ama gerçekleşecekmiş gibi kurmalı hayallerini.


Delilikleri olmalı. Hiç ummadığı anlarda insanları şaşırtan çılgınlıkları olmalı.tiyatro sahnesinden fırlamış gibi replikler ile oynamalı.
Hüzünleri olmalı bir dizede, bir fotoğrafta, bir anıda saklı .


Çocuklukları olmalı, banane diyen, en sevdiği kurabiyeyi gizlice yiyen, çikolata aşıran, kıyafetini paylaşmayan, küçücük şeylere küsebilen ve niye küstüğünü unutan...
Hobileri olmalı üreten, kesen ,diken, ören ,boyayan, yaparak üreterek mutlu olan.


Şartsız koşulsuz sevgileri olmalı.kuralsız hesapsız seven ve bağışlayan.her durumda saran sarmalayan. Şevkat ve sevgisi ile iyileştiren.

Bazen durgun olmalı kendini dinlemeli, ruhunu arıtmalı, çer çöpten, olumsuz duyguları atmalı, yenilerine yer açmalı.
Ve sıcaklığı olmalı, gözleri ile ısıtan, bakışları ile okşayan, dokunduğunda dertlerini hafifleten. 

Ağırlığı olmalı, konuştuğu dinlenen, sustuğunda merak edilen, fikrine hürmet gösterilen, saygı ile hitap edilen, duruşu ile karakterini belli eden. 

Herşeyden öte merhameti ve insani duyguları olmalı, inançlı, saygılı ve ölçülü olmasını bilen. Herşeyi bilmekten öte haddini bilen...

25 Kasım 2014 Salı

YENİ YIL SOFRALARI İÇİN KEÇE RUNNER YAPALIM


Hep diyorum ya aklımda uçuşan fikirler var diye. Bir masal ülkesinde yaşıyor hayallerim. 
Kardan adamlı, noel ağaçları olan bir runner geldi aklıma. 
Hemen minik atölyeme girdim. Müziği
Açtım hafif bir sesle.
Çünkü aklımdakileri ürkütmek istemedim.
Bir yandan kestim, yerlerine iğneledim.
Sonradan aklıma gelenler oldu ilave ettim.

Önce makinada diktim her birini. El dikişi efektini sevdiğim için sonrasında elde zıt renklerle geçtim üzerinden.
Ağzı burnu , kulaklığı derken çıktı ortaya..

Hemen ütüledim. Zaten evde yeni yıl renkleri hakim , runnerı da masaya serdim tam oldu.

Baktıkça neşelendiren kardan adamlar sanki canlı gibiler.
Kulaklığı olan benim oğlum. Evde çoğunlukla o vaziyette çünkü.

Ben böyle çok keyifliyim. O kadar mutlu eden bir dünyam var ki, her şeyden keyif alıyorum şükürler olsun. Evini sevmeli insan. Eşyasını koltuğunu, tabağını bardağını sevmeli.
Yemek yaptığı tencereden çıkan duman bile mutlu tütmeli. 
O zaman bayramda senin evinde , şenlikte. 
Evlerinizin huzuru bol olsun. 
Sevgilerle...






23 Kasım 2014 Pazar

YENİ YIL VE NOEL RUHU GELMİŞ HERYERE...

Yılbaşı ruhunu seviyorum. Artık ülkemizde de ayrı bir yeri var. Eskiden bu kadar etkisi yoktu. Bunu yadırgayan yada  negatif karşılayan biri değilim. 
Ben yeni yılı yabancı özentisi olarak algılamıyorum. Çünkü benim için yeni bir sayfa açmak, geçmiş yılda yaşanan olumsuzlukları geride bırakmak, yeni sevinçlere, heyecanlara, mutluluklara kapı aralayan bir yıl olmasını temenni etmek anlamına geliyor. Hediyeleşmek, minik hediyelerden bir çok kişiye göndermek,el emeklerimi yollamaktan mutlu oluyorum.
Birde baktıkça mutlu eden hepsi gülümseyen yüzlü objelerin heryerde olması çok hoş geliyor gözüme. Hepsinden alasım var.

Kendimde atölyemde yeni yıls olan talep doğrultusunda çalışıyorum ve o heyecanla ürün yetiştirmek beni motive ediyor.

Yeni yıl ajandaları, minik dekoratif ürünler yaparken ,  her biri yeni bir fikri doğuruyor



Kırmızı yeşil beyaz uyumunu seviyorum. Pötikareyi, puantiyeyi....
O renklerin dekorasyona yansımış halini seviyorum. 
Evim her mevsim kabuk değiştiriyor. Şimdi nevresimlerimizden salondaki kırlentlere kadar kırmızı beyaz giyindi ev.
Bir sürü sevimli baykuş diktim. Oldukça talep gören bu baykuşlar, sarkaç olarak , yeni yıl ağacını süslemek için, yada dekoratif dekor amaçlı kullanılabilir. Bfnim yapma amscım ise, hediyeleşmek için uygun fiyatlı bir seçenek sunmaktı. Adedi 10 tl olan bu baykuşları sevdiklerinize, mesai arkadaşlarınıza hediye edebilirsiniz.


İnternette bir çok fikir ile karşılaşmak mümkün. Sizde hediyelerinizi kendiniz yapabilirsiniz.





Dilerim yeni yıl hepimiz için beklentilerimizi gerçeğe dönüştürebildiğimiz bir yıl olsun. 
Sağlıkla kalın.