GEL KATIL BİZE :)

30 Ekim 2014 Perşembe

KAPI SÜSLEMELERİ VE PASPASLAR...


Renkleri seviyorum, sıradışı olan şeyleri de sevdiğim doğrudur.içimi açan , baktıkça mutlu olduğum her şeye ter var hayatımda.
O yüzden evim de rengarenk giyinir her mevsim. Bahar gelince halularım, kırlentlerim vazolarım değişir, balkonumun dekoru değişir, nevresim takımlarım bahar çiçekleri tadında olur.
Sonbahar gelince krem kahveye döner dekorum, kasım aralık gibi kırmızılar yeşiller çıkar meydana... Yemek takımlarım bile mevsime göre konar sofraya.çünkü her mevsimi, her duyguyu ayrı ayrı tadına vararak yaşamayı seviyorum.
Kendimi mutlu etmeyi, kendime zaman ayırmayı , bazen kendimi şımartmayı seviyorum. 
İşte bu yüzden yaptığım her ürünün bir ruhu var. O an üretirken yaşadığım duygular, dinlediğim müzik, içtiğim çay, yediğim kurabiye, içimdeki heves ve heyecan hepsi birleşerek o ürünü oluşturuyor. 
O yüzden siparişlerimib hepsinin bir enerjisi olduğuna, gittiği evlere o enerjiyi götürdüğüne inanıyorum.


Yaparken mutluyum.aklımda hayaller yeni ürünlerin taslakları uçuşuyor.her ürün, her tasarım bir sonraki tasarımın alt yapısını oluşturuyor.bu yüzden herkes ıtuduğunda yada evde yalnızken çalışmayı seviyorum. 

İstenilen her paspas birbirinden farklı çıkıyor.aslında her ürün birbirinden farklı çıkıyor. Çünkü yaptığım herhangi bir ürünün aynısını tekrar yapmak beni sınırlıyor.bakarak yapmaktansa, özgün çalışmayı tercih ederim.


Paspasları şipariş ederken bir çok kişi kapıdan çalınmasından korktuğunu belirtiyor. Benim kapımda bir çok ürün var ve henüz hiç biri gitmedi. Eğer üst katlarda ikamet ediyorsanız , pek sıkıntı olmuyor.bizim blokta hemen hemen her katta oturan asansör kullandığı için merdivenlerde sirkülasyon yok. Birde kameralı sistem oldukça pek sıkıntı yaşanmıyor. 


Diğer bir soru ise temizliği, 
Slikonla yapıştığı için çok sıcak su ile yıkanmadığı sürece bir sıkıntı olmaz. Keçe  çabuk deforme olan bir malzeme değil.
O yüzden temizlik konusunda tedirgin olmayın. 
Yıkanabilir... 


Eğer sizde paspas yapmak isterseniz yapay çiçekler ile keçeyi birleştirebilir ve bir dizayn oluşturabilirsiniz. Sıcak silikon ile yapıştırabilir, nazar boncukları ekleyebilirsiniz. Bir çok yapı markette paspasın ham halini bulabilirsiniz. 


Kapının önüne koymaya kıyamayanlar, cam ile kapatılmış balkon çıkışlarında kullanıyorlar. Ev hediyesi olarak ta götürebilirsiniz .Bu da hoş bir alternatif olabilir. 





Hayatımızda renklerin etkisi büyük.bence tedavi edici etkisi var. Güneş ışığı gibi...


Bir işle uğraşmamın, hobilerin ,örgü örmenin rehabilitasyon ile eş olduğunu düşünüyorum.
Özellikle antidepresan kullanan, içi daralan, hiçbirşeyle mutlu olamayan insanların birşeylerle uğraşmasını öneriyor uzmanlar. 
Hatta bazı ülkelerde, ağır travma geçiren, düşük yapan, yakınlarını kaybeden, kanser gibi hastalıklarla savaşan kişileri hobi kurslarıns yönlendirip, kurs bedelini sağlık sigortalarının karşıladığını biliyor muydunuz?
Devlet tarafından ücretleri ödenen bu kurslar arasında zumba, pilates, dans gibi kurslar da var. Fizik tedavi gibi , kasların güçlenmesi için bu tür kursları öneriyorlar. 


Hayatın ve mutluluğun anahtarı sizin elinizde.
Anahtar paspasın üstünde. 
Kendi içinize yapacağınız yolculukta çok güzel özelliklerinizle ve güzel duygularla karşılaşacaksınız.
Kendinizi motive etmeyi, sakinleştirmeyi, ayağa kaldırmayı öğreniyorsunuz bu yolculukta. 
Başkalarını tahlil etmek, eleştirmek yerine. Kendinizi analiz etmek çok daha faydalı oluyor kendimiz için.




Psikoloji konusunda uzman değilim, sadece kendime iyi gelen duyguları paylaşmak istiyorum sizinle. Belki bir kişiye faydam olur diye. 
Hepimizin acıları, yaraları, hüzünleri var. Dertleri kederleri var. Ama herşeye rağmen ruhumuzun yara almadan yaşamasını sağlamak bence elimizde. 
Haydi tut kendi elinden, kaldır ayağa. Sev kendini. 
Unutma 
DEĞERLİSİN. 










28 Ekim 2014 Salı

KOLAY KREP TARİFİ


Bugün 28 ekim. Okullar yarım gün.çocuklar eve erken gelicekler ve doğal olarak acıkmış olacaklar.
Bu yüzden bende paşa oğlumu sevdiği bir yiyecek yaparak karşılamak istedim.
Krepsevengillerden olduğumu söylemiş miydim?


Benim annemde benim gibi çalışan bir anneydi.bebekliğimizden itibaren bizi 1950 yılında kırcaaliden gelmiş bir göçmen teyze büyüttü. Allah rahmet eylesin.okuldan gelmemize yakın saatte hamur yoğurur bize mutfaklarda bulunan kuzune yada diğer adı ile maşınga üzerinde bazlamaya benzer bir hamur işi yapardı. (Onun deyimi ile çepit...)içine tereyağı sürüp, biraz peynir ufalardı.sonrada dürüm gibi sarardı.( Bazı yörelerde kartalaç, yada sıkma deniyor sanırım.)
Biz üç kardeş el ele tutuşup okuldan gelirken daha bahçe kapısında alırdık kokusunu.hemen hemen her çocuk gibi sebze yemeği sevmediğimizden, onun kokusu bile bayram olurdu bizim için. Sobanın üzerinde mavi çaydanlıkta bir demlik ıhlamur olurdu.
Kaçar tane yerdik bilmiyorum. Ama öyle çok severdik ki, her gün yap diye yalvarırdık.
Hala erişte yapılırken duyduğum koku beni o günlere götürür. 
Demekki üzerinden kaç yıl geçerse geçsin, bazı tatlar , kokular ve yapılan süprizler unutulmuyor.
İşte o sebeple bende yavruma onu mutlu eden anıları olsun diye elimden geleni yapıyorum.
Çocukların anne ve babalarından gördüğü değer öyle güzel bir alt yapı oluşturuyor ki...
Gerçek anlamda onlara zaman ayırmak, sohbet etmek gerekiyor.önemli ve özel olduklarını hissetmeleri güven duymalarını sağlıyor.


Çocuklarınızı eve geldiklerinde çok sevgi dolu karşılamak onlarda müthiş güzel duygular uyandırıyor. 



Hani tarif diyenler varsa buyrun:

2 yumurta
1,5 su bardağı süt, 
1 su bardağı un, biraz tuz
1tatlı kaşığı tereyağ yada 1 yk sıvı yağ
1tatlı kaşığı sirke,
1 adet kesme şeker.
Boza kıvamını alana dek karıştırıp, ısıtılmış teflon tavaya bir kepçe yardımı ile yayabilirsiniz. İki yüzü de istediğiniz ölçüde kızardığında tabağa alın. 
İsterseniz peynirli domatesli servis edebilir, yada içine muz koyarak , üzerine nutella dökerek tatlı niyetine ikram edebilirsiniz. 
Afiyet olsun şimdiden . 
Öperim göz kapaklarınızdan. 


KÜÇÜK ŞEYLER, MUTLU EDER...

Hayatta küçük şeylerden mutlu olmak istiyorsa üretmeli insan. Emek üretmeli, sevgi üretmeli. Ve özellikle emeği sevgiyle üretmeli. 
Severek ve mutlulukla yaptığınız her iş güzel sonuçlar doğurur bence.eşinizin yada çocuklarınızın sevdiği bir yemeği onları mutlu etmek için istekle yapmak mesela, yada bir dostunuza hediye masa örtüsü dikmek, yada çocuğunuza kalem kutusu örmek...
Sonuçta birini mutlu etmek varsa , o iş hiç zor ve yorucu gelmiyor öyle değil mi?


Bu bardak ve kılıfını eşim bana bernardodan almıştı. Eve gelince sürahi ile ne güzel olur yan yana dedim. Sürahi çıplak kaldı yanında. 
Yapar mıyım yapamaz mıyım derken örmeyi denedim. Baktım oluyor.
Hemen sürahiyi giydirdim. Bişey başarabilmenin sevincini bende ikiye katlayan diğer şey ise, öğrendiğim şeyi yapıp başkalarını da sevindirmek. O hevesle iki tane daha bardak giydirip iki arkadaşıma hediye ettim.
Onların sevincini görmek bana çok iyi geliyor.
Hediyeleşmeyi, paylaşmayı seviyorum.eğer elimden gelen birşeyse, emek vermek zor gelmiyor. El emeğine değer verenlere tabii. 
Pinterestte gördüğüm bazı motifleri örmeye çalışıyorum. Çok başarılı olmada da deneme yanılmayla doğruyu bulabileceğimi umuyorum.

Geceleri pijama patik televizyon üçlüsüne eklenen yumaklarım sayesinde zaman nasıl geçiyor anlamıyorum.

Elma kılıfı örmeyi bana smilenaworld öğretti.örebildiğim için çok mutluyum. Teşekkür ederim semracım. Sayende bi çok kişiyi sevindirdim.çantamda hep bir kılıflı elma bulunuyor ve o gün kime kısmet oluyorsa veriyorum.bu gün bankadaki bireysel müşteri danışmanıma kısmet oldu.
Bişeyleri öğrenmek tabiki çok güzel, ama birine hiç beklemediği bir anda emek verilerek yapılmış bir ürün veriyorsanız o çok daha mutlu ediyor insanı.

 Bazı bayanlar uzun süren işlerden sıkılırlar. Çabucak bitsin isterler. İşte bu elma kılıfı çabucak biten bir tığ işi.

Evde sıcak ve yaşanmışlık atmosferini seviyorum.
Rahat  ve sade. Hani oturma odası tadında. Ev patiklerinin kenarda durduğu, koltukta duran bir battaniye, dergiler, ipler yünler, sehpada kurabiyeler.... 
Evde yalnız zaman geçirmekten hiç ama hiç sıkılmıyorum.mutlaka yapacak bişeyler buluyorum çünkü.dikiş odam güneş görüyor. Perdesini kaldırıp, aklımdaki projeleri bir bir yapmayı seviyorum.
Kendi kendini mutlu etmenin yollarını bulursa insan, beden yaşlansa dahi, ruhu yaşlanmıyor.
Gencecik ruh ve huzurla mutlu bir ömür dilerim ... 





27 Ekim 2014 Pazartesi

BEZ TORBALAR HER YERDE...


Müşterilerimin istekleri ve ihtiyaçları belirledi hep ürün gamını.
Bazen yedek kıyafet koymak için istediler, baxen bikini koymak için, bazen ayakkabı torbası, bazen de mutfak için ekmek yada poşet torbası...
Diktiğim yada yaptığım her ürünü , kendime yapıyormuş gibi dikip, bittiğinde ben olsam alır mıydım dercesine inceliyorum.
Adımı taşıyan her ürünün arkasında durabilmek ve titizlikle yapmak istiyorum.
Kargolar sahiplerine ulaştığında, beklediğimize değdi diyebilsinler istiyorum çünkü.
Keyifle uzun yıllar kullansınlar istiyorum.

Bu torbaların değişik versiyonlarını da diktim. Tarhana, bulgur, mercimek , fasulye , pirinç için olanlarını istedi yeni evlenecek bir hanım.
Kendiminde yoktu tahıl torbaları. Kış çayım için, ıhlamur ve adaçayım için minik keseler diktim..
Hem şipşirin oldular, hem de kullanışlı.


Elma motiflerini aplike ederek bir kumaş oluşturdum kese haline getirmeden önce.
Sonra ağzı ve altı büzgülü poşet torbası diktim. Ekmek torbası ve onlara arkadaş bir de mutfak havlusu.
Hediye seçeneği de olabilecek bu üçlüyü dilediğiniz desen yada renkte hazırlayabilirsiniz.


Yeni doğan bebekler için ise yedek body ve bez torbası olarak BEBEK BODY temalı bu torbaları diktim.
İsme özel yapıldığı için daha mutlu edici bir hediye oluyor inanın. 
Pastel renklerde hazırladığım bu ürünlerde sık tercih edilen ürünler arasında.
Sevgiler ... 




ÇOK AMAÇLI HASIR SEPETLERİM

Merhaba, bugün küçük dokunuşlarla elinizdeki hasır objeleri şıklaştırmak için fikir olması için son dönemde yaptığım hasır sepetleri paylaşmak istedim. 
Koçtaş, ikea gibi yapı marketlerde bulabileceğiniz yuvarlak , kare dikdörtgen sepetlerinizi dekoratif olması açısından kurdelelerle, dantellerle ve yapay çiçeklerle dizayn edebilirsiniz. 


İster banyoda havlu sepeti olsrak, isterseniz odalarınızda dekor olarak kullanabileceğiniz bu sepetleri, hediye kutusu olarak ta değerlendirebilirsiniz.

Benim yatak odamda ve banyoda kullandığım sepetlerimde, makyaj temizleme pamuklarım ve makyaj malzemelerim var.
Ev hediyesi olarak ta tercih edenler oluyor. İstenilen renklerde sipariş üzerine yaptığımız bu hasır sepetler genç kızların çeyizlerinde de tercih ettiği özel ürünler arasında .. 
 Halen kullandığınız bir sepet varsa, sizde birkaç dokunuşla şıklaştırabilirsiniz 
Kolay gelsin ��



26 Ekim 2014 Pazar

HAPPY HALLOWEEN CADILAR BAYRAMI


Belki bir çoğumuz cadılar bayramı, yeni yıl kutlaması gibi yabancılara ait olan geleneklere negatif bakıyoruz, 
Belki özenti olarak algılanıyor. 
Ama uzun yıllar yurt dışında yaşayan insanlar bu durumu yadırgamıyor.
Ben olaya şöyle bakıyorum, 
Elbette bizim dini ve milli bayramlarımız önemli.insanlar hediyeleşecekse bayramlar bunun en güzel fırsatı.
Yılbaşını onların bayramı olmasının dışında, yeni bir bsşlangıç, yeni umutlar, yeni bir hryecan olarak değerlendiriyorum. Mesleğim resim ve tasarım olduğu için, o ışıltı ve yarattığı enerjiyi seviyorum.mesela yılbaşı vitrinlerimi incelemek ve o uyum ilgi alanıma giriyor.
Siparişler anlamında da yoğun geçiyor brnim için, bir çok müşterim yeni yıl için sevdiklerine özel ürünler yapmamı istiyor. Ve o heyecana bende üreterek dahil oluyorum.
Kartaneleri, geyikler, yeni yıl motifleri kesmek beni de mutlu ediyor.
Ancak cadılar bayramı , yeni uıl kadar aşina olduğumuz bir gelenek değil.çok emin olmamakla birlikte, 
Cadılar bayramında giyilen cadı kostümlerimin amacının , gerçek cadıları korkutmak amacıyla giyildiği, onlardan daha korkunç olalım ki şehrimize gelmesinler diye yapıldığını duymuştum.
Belki farklı anlamları da vardır.
Bursa yabancı gelinleri , yurt dışı da eğitim görmüş bireyler anlamında zengin bir şehir.doğdl olarak bu tür partiler az da olsa yapılıyor.  Bende talep doğrultusunda konsepte uygun bişeyler ortaya çıkarmsya çalıştım.
Cadılar bayramında çocuklar kspı kapı dolaşıp şeker toplarmış. Bunun için hayalet temalı  şeker torbaları diktim.

Bal kabakları da en bilinen figürüdür diye balkabağı ördüm. Tığ işini zamanında annelerin zoru ile hepimiz 12-18 yaşları arasında hepimiz denemişizdir sanırım. O zamanlardan el yatkınlığım olsa da, yeniden elime tığ almamın gerçek sebebi smilenaworldun yaptığı enfes örgülerdir.
Yapabilir miyim acaba diye başlayıp, kah örüp, kah söktüğüm işler mevcut halen.
Diğer yandan örgüyü tercih etmemin sebebi şu;
Keçe kırpıntılı bir iş, çalışma odamın dışında keçe çalışırsam her yer kırpık oluyor. Toplsması ayrı dert.. Ama akşam tv izlerken elimde dağıtmadan yapabileceğim tek iş, tığ yada şiş ile örgü olabilir diye düşünmemdir.
İşin bitince dola yumağı, batır tığını koy kenara.
Keçeden sıkılınca örgü, örgüden sıkılınca kek kurabiye, ondan sıkılınca keçe... Diye uzar gider hayatım



Bu minnak kabağı nasıl ördüğümü hala çözemedim. O yüzden ördüğüm her kabak birbirinden farklı oldu. :))



İncelediğim bir çok kapı oldu bu çalışma esnasında.hepsi ayrı güzeldi. Bu da onlardan biri. 
Benim kapıyı da görenler bilir, süslerden kapı görünmüyor.ama tabiki cadılar bayrsmı kapısı değil.
Tam bir terzi kapısı bizimki. Makaslar, makaralar, mezurolar, tığ yün, çengelli iğne, iğnedenlik, ne ararsan var... 
Ben renkleri, enerji verenve mutlu eden herşeyi seviyorum. 
Bir çok insana göre daha sıradışı hallerim var biliyorum. Tüm bunların sorumlusu içimdeki enerji ve heyecan.
Hayatı dolu dolu yaşamayı, insanları mutlu etmeyi, güzelliklerle dolu bir yaşam sunmayı seviyorum.
Her gün birinin moralini düzeltmek, içini ferahlatmak isteği taşıyorum. Etrafımda üzgün olan birileri olduğunda huzursuz oluyorum. Vicudumun bir fermuarı olsa da , açıp içimdeki güneşi onlara yansıtsam keşke diye deli düşünceler geçiyor aklımdan.sanki sarılsam aynı enerji ona da geçermiş gibi hissediyorum. Yardım edemezsem kendimi başarısız yada bencil hissediyorum. 
Kuyamadığım insanlar var. Onları kirpiklerinden öpesim geliyor.bazen de gözbebeklerindeki pırıltıdan..
Okurken deli mi ne diyor olabilirsiniz. Tuhaf olduğumu kabul ediyorum.
Tek isteğim herkesin kendi içindeki şifa kaynağını keşfetmesi.
İçinize dığru yolculuk yapın.mutlaka bir gün o ışıkla karşılaşacaksınız.
Öperim göz kapaklarınızdan. 
Allah rahatlık versin...




MUTLU PAZARLAR...

Merhaba. 
Dün oldukça yoğun bir misafir trafiğim vardı. Sabahın erken saatlerinde başlayan süprizlerin , haberli habersiz kapıda bitiverenlerin , pijamalarla karşıladıklarımın yaşattığı sevinç ve heyecan çok güzeldi.
Gün içinde ailem, kardeşlerim, yeğenlerim,anneannem akrabalarım hepsi geldiler. Uzun uzun sofralar kuruldu, keçibacakları pişirildi.
3-4 kez çay demlendi. 
Anneannem hala bana doğum günü harçlığı veriyor :)) 
Yaşım her ne kadar kırka yaklaşsa da anneannemin bu davranışı kendimi küçük hissetmeme neden oldu.
Bu koşturmaca içinde Leylam benim en büyük yardımcımdı.
Akşam eşim ve oğlumla yemeğe çıktık.
Ve bir doğum gününü daha geride bıraktık. 


Dünün telaşı ve yorgunluğu ile mutluluğu birleşince derşn bir uyku uyumuşum.
Sabah kalktığımda havanın sisi pusu evden dışarıya çıkma isteğimi yok etti. 
El birliği ile evde kahvaltı hazırladık.
Bir ksç parça ütü dışında işim olmadığı için bu gün dinlenmeye ayırdım.


Bir yandan film izleyip, bir yandan elimi oyalıyacak bir kaç ürün diktim. 
Bu batkuşların içi elyaflı. İster tutacak, ister tencere altına nihale olarak kullanabileceğiniz gibi, dekor amaçlı da asabilirsiniz.

Son yıllarda en çok istenen ürün yedek kıyafet torbaları. İsme özel, çocukların sevdiği temalarda yaptığım bu yorbalar ana okuluna başlayan, yada yeni doğan çocuklar için çok kullanışlı bir ürün oldu.
Ağzı büzgülü bu torbalara gelen talep , bana dikiş dikmeyi öğretti. 
Hediye olarak ta oldukça tercih edilen bu torbalar, bebek hediyesi olarak, yada doğum günü hediyesi olarak çok beğeniliyor. Zaten isme özel hazırlanan her hediye kişiye verilen değeri gösteriyor. Beğenisi, zevki dikkate alınarak ona özel bişey yaptırmak, Benim için özel ve önemlisin mesajı veriyor. 
Bir de el emeğinin değerini gerçekten bilen birine verdiğinizde çok daha memnun edici oluyor. 
Sizlerde çocuklarınızın adının yazdığı böyle bez torbalar hazırlayabilirsiniz. Mutlu pazarlar...



25 Ekim 2014 Cumartesi

YENİ BİR YAŞA MERHABA...


Saat 24 itibari ile yeni bir yaşa daha merhaba dedim. Yaşlanıyor muyum? Yaş mı alıyorum bilmiyorum. Ruhuma sorarsan hala kelebek gibi... Yaş kavramı ile alakalı değil ruhum.
Zaman geçerken, beraberinde birçok öğreti bırakıyor bize aslında. 
Şu olgunlaşma ve farkındalık dedikleri şeyler zamanla oturmaya başlıyor. Daha bi anlayışlı, daha bi başka oluyor bakış açın...


Yaşamı, anı dolu dolu yaşamak çok önemli. İyi şeyler sığdırmak hayata. Güzel izler bırakabilmek, iyi insandır dedirtebilmek...
Farkında olarak 
yaşaman, yaşama değer ve amaç katman önemli. 


Yüzümdeki izleri, göz çevremdeki kırışıkları seviyorum. Onlar yaşanmışlıkların izleri.neler neler sığıyor bir ömre düşünsenize... Acılar kederler, kayıplar, üzüntüler, diğer yanda paylaşımlar,aşk sevgi, mutluluk, evlat, sevinçler. 
Bazıları yıpratıyor, bazıları yeniliyor bizi. Ama herşeye rağmen hayat devam ediyor.

Bir bakıyorsunuz çevrenizi iyi insanlar sarmış,aileniz bir yanda, dostlarınız bir yanda, sizi mutlu etme çabası gösteriyorlar.öyle keyifli bir duygu ki...



Geride bıraktığım onca yaşımı hep güzel insanlarla , güzel anılarla kutladım. 

Bence bugün iyi ki doğdun günü değil, iyi ki doğurdun günü olmalıymış.canım annem bugün yine, allah iyiki bana bi tanecikte olsa kız evlat vermiş çok şükür yarabbim dedi.işte en güzel hediye�� öyle mutlu oldum ki.

Artık 40 a 2 var. İçimde değişen duygular, ve en çok gönül kırma korkusu var. 
Bu dünya ortalama , maksimum 75 yıl. Yarısını yaşadık, geride ne kaldığını ne kadar daha yaşayacağımızı bilmeden yaşıyoruz. Hırs uğruna, para uğruna, kompleksler uğruna , hayatı kendimize eziyet haline getirmeye değmez.
Allahım hepimize sağlıkla ve tüm sevdiklerimizle mutlu nice yaşlar görmeyi nasip etsin. 
Doğum günü kızı yatar...uykusunu alsın ,  Yarın mutlu ve dinlenmiş bir yüz ona eşlik etsin . Anı kumbaranız dopdolu olsun 

Geçen yılın doğum günü pastası kurabiyeden düşler Ayşe Aktaş tarafından eşim ile işbirliği içinde hazırlanmış enfes bir hediyeydi. Hala bakıp mutlu olduğum fotolardan. 
İyi geceler...

















23 Ekim 2014 Perşembe

MOTİVASYON,ENERJİ,POZİTİF DÜŞÜNCE SENİN ELİNDE


GÜNAYDIN 
günaydın demek için geç bir saat olduğunun farkındayım, ama evde geç saatlere kadar yatamayan biri olarak evde olmanın ve geç kalkmanın keyfi ile günaydın diyorum size.
son günlerde mail, whatsapp ve direkt mesaj ile enerji hapı kullanıp kullanmadığımı, beslenmemde etkin olan bir besin olup olmadığını soruyorlar.
ne içiyorsun sen?
vitaminin adını verir misin ?
gibi...
her sabah komik hapı içip öyle çıkıyorum evden diyorum :))



herkes gibi benim de enerjimin dibe vurduğu zamanlar oluyor tabi. bir çok mutsuz edici etken var hepimizin hayatında, kimi iş yerinde huzursuz, kimi evde,
kimi sağlık sorunları yaşıyor, kimi evdeki ergenle anlaşamıyor, kimi parasız, kimi huzursuz, kimi yalnız...
öyle zamanlar oluyor ki canınız sıkkın uyanıyorsunuz hiç bir sebep yokken gelenler gelmiş işte.
biz kadınlara bahane çoook :))
ne yesem olmuyor, gezmeye gideyim diyorsun canın istemiyor, avm dolaşıyorsun bişey beğenemiyorsun, yada hiç ihtiyacın olmayan şeyleri toplayıp geliyorsun manasızca, biri bişey dese göz pınarların doluveriyor, anne diye peşinde dolaşan çocuğuna sabrın kalmıyor. makinede yıkanmış çamaşırları bile asmak istemiyorsun , 
yemek yapasın yok,
öyle bomboş oturmak istiyor canın.,depresyona bir adım kalmış, uçurumun ucunda gibi hissediyorsun.
o anda ne yapsalar memnun olmayacakmışsın gibi bir ruh hali yapışmış üzerine.

İŞTE TAM DA BU DURUMDA,
ben ne yapıyorum kısmına gelelim...
birincisi bu hale gelene dek kendimi salmıyorum.
olumsuzlukların uyarı yada başımıza gelmesi gereken tecrubeler olduğuna inanıyorum. burada tevekkül ve sabır devreye giriyor.
içimden bir ses sürekli sabret geçicek diyor...
sürekli olarak sorunu düşünüp kafamda büyütmüyorum. 
normal hayat akışıma devam ediyorum
diğer yandan evde yüz ifademi algılayan iki birey olduğunu ve onlara negatif enerji yüklememem gerektiğini düşünüyorum.
düşünün eşiniz gergin, mutsuz ve huzursuz, endişeli ve memnuniyetsiz.
siz çok güzel bir gün geçirmiş ve mutlusunuz. eşinizin ruh hali tüm mutluluğunuzu ve keyfinizi gölgelemez mi?
işte bunu yapmamaya çalışıyorum. oğlumu da eşimi de üzmek istemiyorum.
benim o ruh halim geçse de eşim takılıyor çünkü. okulda bi sorun mu var diye başlayıp, gün içinde biri canını mı sıktı ya kadar uzanan sorular silsilesi onu yoruyor.
evde gülümseme hakim olsun istiyorum.





kendimi uzaktan izliyorum. başka birini izler gibi.
sonra morali bozuk bir arkadaşımı teselli eder gibi kendimi teselli ediyorum.
ensemden tutup kaldırıyorum.
yüzümü aydınlığa döndürüyorum.
yıkılmak yok hadi bakalım, daha gücünün yarısını bile kullanmadın diyorum.
gün kötü başlamışsa, öğle arasında bir duş alıp, üzerimdeki negatif ne varsa akıp gittiğine inanıyorum,
eğer vaktim varsa bir saat uyuyorum, ki uyandığımda yeni bir gün başlamış gibi hissedip kendini toparlasın bilinçaltım diye.
bunlar tamamen kendi kendine gelişen şeyler. kimseden öğrenmedim. sanırım genetik. önceki yazılarda annem ve anneannemi okuyanlar varsa bilirler.


mutluluğumu başkalarını mutlu etmekten çoğaltıyorum
birilerinin yüzünü güldürmek, iyi gelmek, şaşırtmak, sevindirmek , süprizler yapmak beni de yeniliyor.
diğer yanda baş kahramanım var ... ÜRETMEK
dikiş dikmek, keçelerimle uğraşmak, örgü örmek, kek kurabiye yapmak, evin dekorasyonun değiştirmek, mutfakta zaman geçirmek, ortaya bişeyler çıkarmak, ve bunu yaparken hep birinin yüzünü güldürsün diye yapmak en büyük zevkim.



hayatın bir şans olduğuna, yaşamımızın bir amacı olduğuna, ve aslında çok güçlü olduğumuza inanıyorum.
instagramda yazanlar var, ohhh hayat size güzel diye...
hayat hepimize güzel olsun.
ama bu birazda bizim elimizde değil mi?

bakış açımız , iyiye, olumluya ve sevgiye doğru olursa, bence hayatımız olumlu yönde değişimler gösterir.
söylenmemek, ağlanmamak lazım küçük şeyler için.
siz güçlüsünüz, bence olumsuz duygular hiçbirinizi yenemez.
gülümseyin.
evi mis gibi toparlayıp, fırına tarçınlı bir kek atın.
evi sarsın mis kokular,
okuldan gelecek yavrulara bir tepsi içinde değişik bardakta süt hazırlayın, üzerine adını yazın bir kürdana yapıştırıp keke saplayın.
çocuğunuza kapıyı açarken ,
yavruların en güzeli mi gelmiş deyin.
yanağından şappp diye öpün.
o kekini yerken oturup yanına, (başka bişeyle ilgilenmeden) onunla günün kritiğini yapın.

bu iki hafta sınav haftası,dua ettim sınavın güzel geçicek ben eminim sana güveniyorum deyin.
inanın sınavı güzel geçer.

kendinizden çok şey, çevrenizden az şey bekleyin.
işin sırrı bu.
size en çok yardım edicek olan , en çok destek olan yine kendiniz olucaksınız.
hastalıkları, depresyonları, panik atakları sahiplenmeyin.
inanmayın onların sizin kapınızı çaldığına...uğradı ama umduğunu bulamayınca gitti deyin.
şükredin.
sahip olduğunuz herşey için,

ışık ve aydınlık içimizde.
unutmayın.
sizi seviyorum a dostlar...
sağlıcakla ve huzurla kalın . öptüm göz kapaklarınızdan


22 Ekim 2014 Çarşamba

KOLAY KURABİYE TARİFİ , TAHİNLİ KURABİYE VE ARAMIZDAKİ GÜÇLÜ BAĞ

Bursalı blogger arkadaşlarımız arasında yemek bloğu yazan, enfes tarifler paylaşan arkadaşlarım var. Geçenlerde dilek mutfakta instagram hesabında bir kurabiye gördüm, tarifi de yazmış, baktım evde malzemeler mevcut. Hadi bi deniyelim dedim. 
Ahhh demez olaydım. O gün bu gündür neredeyse haftada 3 kez yapıyorum. 


Tarif öyle kolay ki
1su bardağı tahin
1su bardağı sıvı yağ
1su bardağı pudra şekeri
4 su bardağı un
İşte bu kadar. Vanilya kabartma tozu falan yok.
Yalnız tahinin yoğunluğuna göre ununu dikkatli koymak lazım. 3 su bardağı koyun, 4. Bardağı kontrollu koyun derim.
180 derecede önceden ısıtılmış fırında üzeri çatlayıp pembeleşinceye kadar pişiriyoruz. İsteyen ceviz ilave edebilir. 


Hem bu kadar basit bir tarif olup, hem de bu kadar (gerçekten abartmıyorum) lezzetli bir kurabiye yememiştim inanın. Vaktiniz varsa hemen ocağa çay koyun ve bakın çay demlenene kadar kurabiye hazır. 
Yalnız sıcakken tepside bırakın, soğumadan almak isterseniz dağılıyor. 
Hani komşulardan biri tık tık çalıverdi kapınızı, çay içmeye geldim dedi, kaşla göz arasında atıverin fırına, kokular gelmeye başlayınca şok olsun. Ben yaptım çok havalı oluyor bu durum.:))) 
Sonra da şık bi sunumla tata taaaaa...

Sevgili dilek mutfakta sana sevgilerimi ve diyetisyen faturamı gönderiyorum, ama evimize mis kurabiye kokusunu daim ettiğin için teşekkür ederim. Enfes ve kolay tariflerinin devamını bekliyorum. 
Çayı koydunuz mu kızlar? Beyler markete tahin almaya hobaaaaa :)
Afiyet olsun şimdiden.