GEL KATIL BİZE :)

7 Haziran 2011 Salı

KORUPARK - KOÇTAŞ ETKİNLİĞİNDEN BASINA YANSIYANLAR...

HEVESLE BOYADILAR, HEYECANLA BEKLEDİLER, SONUÇ : MUTLULUK



6 Haziran 2011 Pazartesi

AŞKI BU KADAR GÜZEL VE ÖZ KİM ANLATABİLİRDİ Kİ...


AŞKA UÇMA KANATLARIN YANAR...( sadi şirazi)
AŞKA UÇMADIKÇA KANAT NEYE YARAR? (HZ.mevlana)
AŞKA VARDIKTAN SONRA KANADI KİM ARAR? (Yunus Emre)

bir radyo programında spikerin dilinden dinledim bu sözleri...üzerine kitaplar yazılacak kadar anlamlı ve güzel sözler...ancak bu üç bilge adam işin özünü söylemiş,özünü keşfetmişler...

sürekli aklıma gelir ışığa uçan pervaneler...öleceklerini bile bile ışığa uçarlar.alamazlar kendilerini. o ışık ki ne canlar almıştır.kaderleri budur belkide...inandıkları şeyin peşinden koşmak,ölümü göze alarak...bir insanın ışığı olmak, yada birinin size ışık olması...bence ender rastlanır bir durum olsa gerek...düşünsenize; sabah oluyor ışığa kavuştum deyip aydınlıkta dolaştığınızı sanıyorsunuz, sonra sevdiğinizin yüzünü görünce ışık doğuyor size...meğer ışık günün ,güneşin doğuşunda değilmiş...henüz aydınlandığınızı fark ediyorsunuz. ya da karanlık bir tünelden ışığa çıkmak gibi...yada nefessiz kalmışsınızda sevdiğinizi görünce soluk almaya başlamışsınız gibi...gözleriniz o ana kadar sadece bakarken,görmeye yeni başlamışsınız gibi...

çok mutlu olduğum anlarda olur bana böyle şeyler.gözlerimde ışık yanar,içimde bir bayram havası, yaşam güzel ,insanlar iyi,hayvanlar dile gelecek gibi...çiçek açmış dallara uzanıp yapraklarını öpmek isterim, uçan kuşlara uzanıp gagalarından öpmek gelir içimden...

kimsenin bizi mutlu etmesine ihtiyacımız yok aslında...mutluluk içimizde.....

2 Haziran 2011 Perşembe

BURSA'NIN BAŞARILI İŞ KADINLARI ÖZEL DOSYASI İÇİN RÖPORTAJ ÇEKİMLERİNDEN ELİF ŞAHİN TASARIM ATÖLYESİ VE BEN...


BURASI AYRI BİR DÜNYA...kocaman bir daire ofisim...hani şöyle 3 oda bir salon derler ya aynen öyle...duvarları rengarenk keçe aksesuarlarla dolu, perdeleri bile keçeden. kapıyı açıp içeriye girdiğimde başka bir atmosfere girmiş gibi oluyorum. daha adım atar atmaz tasarımlar canlanıyor zihnimde. minik bir el radyosu tek arkadaşım. üretmeye motive eden şarkıları getiriyor bana.çalan her şarkı bir tasarıma eşlik ediyor. orada olmayı,hayaller kurmayı,gözümün önünde canlanıveren ürünleri yapmayı çok seviyorum. orası darmadağın olduğunda bile çok güzel.hareket var,üretim var ki dağılıyor diyorum.kırpık kırpık keçe doluyor her yer.içeride nescafe kokusu...bazen yanında ona eşlik eden vanilya kokulu kurabiyeler...
hele kurs günleriiii...kabul günü gibi. her gelen elinde yiyeceklerle geliyor.çayımızı demliyor,hem üretip hem yiyoruz.
orası bizim rahatlama alanımız.negatif olan herşeyi kapının dışında silkeleyip giriyoruz.gelenler memnun,ben memnunum...özellikle kursa gelenlerin ellerinde bitmiş ürünlerle oradan ayrılırken hallerini görmelisiniz.öyle mutlu ayrılıyorlar ki...bir heves , bir heyecan. yapabilir miyim acaba dedikleri şeyleri yapıp BEN YAPTIM demenin zevkine vararak,eve dönüyorlar. kimi eşine gösteriyor gider gitmez,kimi komşusuna...onların mutluluğu besliyor ruhumu. daha da üretesim geliyor. bir hafta sonraya onlara bambaşka ürünler hazırlamak için sıvıyorum kolları.
bazen yoruluyor,bazen boynum tutuluyor ama üretiyorum. çünkü bunu yaparken mutluyum. kendimi,saati,zaman kavramını unutuyorum. allaha çok şükür,dert denilecek derdim yok,ama atölye başka bir boyuta taşıyor oraya girenleri.
alice harikalar diyarını bilirsiniz....kapıdan geçince başka bir diyara gelirsiniz ya,işte atölyenin kapısından girince öyle oluyor.
bunu yaşayan yalnız ben değilim. burada zaman geçiren herkes aynı etkiyi yaşıyor hemen hemen. elif hocam sen kovmadan biz gidemiyeceğiz diyorlar çoğu zaman.oarada sabahlayan kursiyerlerim yok değil.
eşinin hastane nöbetlerinde sabaha kadar benimle çalışan, şehirler arası yollardan gelip bir damla uyumadan atölye de sabahlayan, gecenin bir yarısı acıkıp dürümcü bekir ustanın enfes kuzu şişinden söyleyip,bir de üzerine künefe yediğimiz canım arkadaşlarımda benimle aynı fikirde.
eşime 5 dakika daha durup geliyorum diyerek sabahı ettiğim çok olmuştur.
işte bu yüzden başarı geliyor.bu denli çok severek ve yaşayarak yaptığım için,kendi içime sinmeyen hiç bir ürünü müşterilerime sunmadığım için, kendimi ürünü kullanacak kişi ile özdeşleştirerek ürettiğim için ilerliyorum. eğer bu gün bir yerlere geldiysem, hayal gücüm ve inancım sayesinde. olumlu,ılımlı,verici,sevgi dolu oluşum sayesinde...evet daha yürünecek çok yolum var...daima hedefe,daima daha ileriye...