GEL KATIL BİZE :)

17 Eylül 2012 Pazartesi

3 ÖĞÜN KAHVALTI OLSA HAYIR DEMEM...

okullar açıldı tabi..
okulların açılması ile zaman ile aramıza yine kara kedi girdi.
akrep ile yelkovan beni de aldı aralarına hep beraber koşturuyoruz.
sabahları aç çıkmamak için az da olsa bişeyler atıştırıyorum.
genellikle diet denge ekmeği,
biraz peynir oluyor bu .
hatta bir elim direksiyonda bir elimde ekmek işe yetişmeye çalıştığım oluyor.



okula varıyoruz ki,
sadece çayımız var.
iç içi iç nereye kadar?
bakıyoruz boş dersimiz var arada.
2 ders saati,
hooop bulvardayız.
leman kültür artık kahvaltıya gitmediğimiz günlerde bizi yoklamada yok yazacak neredeyse.



zaten sunumu güzel olan şeylere zaafım var.
bit de böyle gelince tablo gibi tabaklar,
yanında sohbeti güzel dostlar.
 40+40 dakika yeter mi?



hem bu kadar keyifli ve güzel şeyleri , keyifle ve tadına vararak yemek gerek.



apar topar yiyoruz ve okula dönüyoruz.
sonra uzuuun toplantılarımız oluyor.
seminerlerimiz, sunumlarımız...



birde o kadar açız ki,
kahvaltı ile doymazmış gibi yanına ek gözleme söylüyoruz...
düşünün artık ne kadar açız...
:))




amma ve lakin okul vakti gelip çatıyor.
içeri bir giriyoruz ki,
haydiii sunuma.
haydii zümreye...



toplantı salonunda yok ki lemanın kahvaltısı.

karton bisküviye talim.
parantez içinde söylüyorum bu fotoğraf çekilirken müdüre yakalandık :(  :)))



İpek'im gelince bursaya,
hadi kahvaltıya diyerek ,
anne kız onlarıda leman kültüre götürdüm.
sanırım ikisi de sevdiler...


ben zaten her daim hazırım kahvaltıya.
ben birine misafirliğe gideceğim zaman da ,
öyle çook hazırlanmasına gerek yok.
bir çay demlesin, bir kahvaltı hazırlasın tamamdır.




artık nereye gidersek gidelim ,
ipek soruyor,
elif, 
fotoğrafını çek te öyle başlayalım diye.
yiyebilir miyim artık?
:)))

bloggerın halinden blogger anlar diyelim...



çok şükür ki,
hayatımız dilediğimiz güzellikte devam ediyor.
allahım hayal ettiğim her şeyi er yada geç bana sunuyor.
bu manevi bağ insanın içini huzur ile dolduruyor.



yanımda gerçek, içten ve güvenilir insanlar var,
sadece şükrediyorum.
eğer insanın sağlığı yerindeyse,
hem beden hem ruhen,
eğer ailesi, annesi babası, kardeşleri var ise ve bağları güçlü ise,
eğer bir kaç cümlesi ile yüreğini hafifleten ,
inandığın ve güvendiğin bir eşe,
ve sağlıklı bir çocuğa sahipsen,
gönlünden geçeni yiyebiliyorsan, beğendiğini giyebiliyorsan,
içinde seni kemiren kaygı, kompleks ve huzursuzlukların yok ise,
çevrende içtenlikle ve kelimeleri seçmeden konuşabileceğin, kardeş niteliğinde dostların var ise,
değer görüyor,
saygı gösteriliyorsa,
ellerin paylaşmaya, yüreğin sevmeye hazırsa,
inancın varsa , ve her gün şükredebiliyorsan,
bence dünyanın en zengin insanısın...




hayat bilmediğimiz ölçüde kısa...
ne kalp kırmaya  gerek var, ne ah almaya...
eksileri götüren artıların varsa hayatta onlara tutunmak gerek.
ve daima şükretmek...

nefes alabildiğin için.
ve nefes aldığımız sürece ,
herşey için umut var demektir...

UMUDUNUZ BOL OLSUN.



10 Eylül 2012 Pazartesi

DOĞUM GÜNÜ VE GECEMİZDEN DETAYLAR...ARTIK 10 YAŞINDAYIZ :)

Her şey onların mutluluğu ile harmanlanan mutluluğumuz için.
yavrularımızın gözlerindeki ışığın sönmemesi için.
keyifli güzel anılar biriktirmeleri,
yaşını zamanında yaşamaları için..
asilimizin dilediği gibi bir doğum günü oldu mu bilemiyorum.
ama herkes dağıldığında gelip elimizi öperek ,
benim için yaptıklarınız için çok teşekkür ederim ben çok şanslı bir çocuğum demesi bizi ve bu cümleyi duyanları bitirdi.


asilin kız ve erkek arkadaşları için kelebekler yaptım gecelerdir.
yurt dışından gelen halasına milyonlarca kez şeker siparişi verdi.
pinyatanın içini doldurmak için.

gece yatarken birde aklıma bu 
ASİL 10 YAŞINDA TUALİ GELDİ.
uyku kaçar tabi ilham gelince.
oturup bir de onu yaptım sabaha yetişsin diye.



saklı bahçe bizim için çok güzel masalar hazırlamış.
çocuklar için ayrı ,
anneler için ayrı...
yiyecekler de oldukça özenli hazırlanmıştı.
sonra canım arkadaşlarımda elleri boş gelmemişler tatlılar yapmışlar bir sürü...


sıra geldi balonları şişirmeye.
bu arada bir grup uçan balon yaptırmıştık.
onları arabama sığdıramayınca camdan dışarıya uçurarak getirmek zorunda kaldım.
o da ayrı bir konu.
uçan balonlar taşıyan bir araç görseniz trafikte...:)))
lambalarda duruyoruz tabii.
asil korkuyor : anne ya balonları patlatırlarsa biz kırmızı ışıkta durunca :)))


ve konuklarımız yavaş yavaş gelmeye başlıyorlar.



gece boyunca uğraşmama değdi.
anı olarak fotoğraflarda yerini aldı tablo...


neredeyse beklediğimiz tüm konuklar iştirak ettiler.
onların varlığı ile daha da keyifli hale geldi...


dayılarımız da katıldılar.
kardeşlik güzel duygu.
layığı ile yaşayabilene...bu konuda sanırım hepimiz şanslıyız.



istanbul hatırası fotoğrafları olur ya ,
bizim tablo o görevi üstlendi.


iyi ki çalışıyoruz arkadaşlarımız...henüz eksiğiz ama...gecikenlere tek ayak üzerinde bekleme cezası verecektik ama, ellerinde tatlılarla gelince ağzımız tatlandı...



insanın çocukluğuna damga vuran arkadaşlıkları, aşkları olması ne güzel...




biliyorum , bir gün gelecek, asil yanağımdan makas alacak , boyumu geçecek ve bana mantıklı
cümleler kuracak...
hatta eleştirecek, akıl verecek.
o günleri görmek nasip olur inşallah...


hava aydınlık iken başlayan doğum günümüz gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam etti.
bizi seven, değer veren ve yanımızda görmek istediğimiz tüm arkadaşlarımız yanımızdaydı.


çocuklar için yaptığım kelebekler sahiplerini buldu.
kimi kitap ayracı olarak değerlendimeyi düşündü, kimi anı olarak saklamayı...





ve pasta zamanı...
çocukları heyecanlandıran pastadan çok, mumlar ve volkanlar galiba.



oğlumuzun mutluluğunu izlemek sanırım mutlulukların en güzeli ve en özeli.



babamız bizim için elinden geleni yapıyor her anlamda...
gözümüzdeki sevinç ışıkları hep varolsun diye ..
asil onun hem oğlu, hem erkek kardeşi gibi, hem arkadaşlar, hem sırdaş.
süprizler planlayan, pazar günlerimizi organize eden iki ortak onlar.
bazen Aslan'ı Asil'i izlerken görüyorum.
gözleri doluyor onun bu büyümüş hallerine.
birbirine itina eden
birbirinin mutluluğunu amaç edinmiş olmak farklı bir duygu.





umarım dilediğim gibi yetişir güzel oğlum.
kendine ve insanlara saygılı,
öz güveni olan,
hırsı kendine zarar vermeyen,
bilinçli ve kaliteli bir birey olmasını diliyorum.
sağlıklı ve mutlu, içi huzurlu, komplekssiz...

gerisini hayat verir zaten.




anne : dileğimin ne olduğunu söylersem gerçekleşmez mi?

gerçekleşir annecim.

ÖMRÜMÜZ BOYUNCA BÜTÜN DİLEKLERİMİN GERÇEKLEŞMESİNİ DİLİYORUM O ZAMAN...:))))))))

zekice.
ve komikçe...




pasta merasiminden sonra sıra geldi pinyata patlatmaya...


sıra ile vuruyorlar ...




içinde o kadar çok şeker ve çikolata var ki...




hadi bakalım kimde patlayacak ?



asil bende patlasın noluur diyor...


ve dilediği gibi asil patlattı...
şekerler yere dökülünce tüm çocuklar yerde...
artık gece olmuştu.
bu yüzden biraz karanlık olabilir fotolar...



o kapışma anını görmek çok hoştu.
avuçları dolan ceplerine saklıyor.. :))







dayısı onun en iyi arkadaşı gibi...
kardeşim de benimle meslektaş. 


ve iki kuzen...




asilin teyzeleri :)



inşallah gelirler diye beklediği yağız ve yiğit...








ben mutluydum, eşim mutluydu, Asil çok mutluydu,
gelen konuklar keyifliydi,
sohbet güzeldi.

gecenin sonunda her uçan balona bir dilek yükledik.
ve balonları dileklerimizle saldık evrene.

inşallah hepsi gerçekleşerek geri gelecekler...

mutluluğumuzu ekran başından da olsa paylaştığınız için teşekkürler...

sevgiler :)