GEL KATIL BİZE :)

1 Temmuz 2013 Pazartesi

AŞIK OLDUĞUM DOĞRUDUR...


Evet evet...
doğrudur..
aşık olduğum...
hani yaşamın içinde ne güzellik versa hepsine işte.
denize, en çok güneşe,
ışığa, enerjiye,
gülümsemelere,
ışıkla bakan gözlere,
yeni yeşeren yapraklara, dallardaki tomurcuklara,
yavru hayvanlara, onlara bakan annelere,
öğrencilerin gözlerindeki beni de farket diyen ifadelere,
güzel giysilere,
özelliklere ayakkabılara,
içimdeki güzel olan tüm duygulara,
sayamadığım o kadar çok şey var ki,
galiba en çok bunları farkedebilecek kadar sağlıklı olduğuma,
huzurlu olduğuma..

seviyorum işte.
öyle hayatı doyasıya yaşamayı seviyorum.
çevremdekilerin yüzünü güldürmeyi seviyorum.


gezmeyi , seyahat etmeyi,
bakmayı, görmeyi,
farkında olmayı seviyorum.




renkleri,
neşeli şipşirin şeyleri seviyorum...
enerji yaratan insanın içinde kıpırtılar oluşturan herşeyi,
emek olan şeyleri özellikle,
ve hayatı akışına göre yaşayabilmeyi,
kıymet vereni,
değer göreni seviyorum



umulmadık anlarda 
HADİ deyip çıkıp gitmeleri,
plansız programsız rüzgara eşlik edip oraya , buraya esivermeyi seviyorum.
durduk yerde çığlık atmayı,
umulmadık anda öpücükler kondurmayı seviyorum..



kapıları seviyorum mesela...
kapılardan geçen yüzlerce insanın , milyonlarca duygusuna eşlik eden kapıları,
o kapıları çalanların heyecanlarını,
görmüş geçirmişliklerini,
yıllarca dimdik duruşlarını,
sır gibi bildiklerini saklayışlarını,
ve her gelene aynı hürmetle açılışlarını,
ve bazen uğurlayışlarını seviyorum...
o kapılar ki çok şey biliyorlar...




yıllara inat meydan okuyan,
yıkılmadım diyen,
direnen yapıları seviyorum..
hani içinde yürürken çıkarttıkları gırç gırç sesleri ahşap zeminlerin,
hani tahta kurdunun gecenin bir yarısı tahtaları kemirişinin sesini...
ben burdayınm diye varoluşunu ilan ettiği o sessizlikteki sesini,
ustaların o tahtalara verdiği emeği,
sağlamlığı, alınterini,
hala o ruhu kaybetmemiş, terkedilmemiş bu yaşlı ama gururlu binaları seviyorum...
takıların eskisini, birilerinin getirip kuyumculara satmış olduklarını seviyorum.
bişeylere tanıklık etmiş olanlarını.
ruhu olan şeyleri seviyorum.
evde yaptığım keki değilde, komşunun getirdiğini...
kendi aldıklarımı değil de hediye edileni seviyorum...
yüzüme düşen saçı kendi elimin çekmesini değil de sevdğimin çekmesini seviyorum okşayarak...




baktığım her şeydeki güzeli görebilme yeteneğini seviyorum.
annemden anneannemden yadigar pozitif duygularımı seviyorum.
çılgın hallerimi,
deli cesaretimi,
bağıra bağıra şarkılar söylemeyi seviyorum...





sarıyı seviyorum kırmızıya inat...
güneşin sıcaklığın rengini...



bazen dönüp arkaya ,
hatalarımla kusurlarımla, başarılarımla, öfkelerimle gülümseyerek selamlaşmayı seviyorum...
geçmişte benim hayatımdı gelecekte benim hayatım deyip şimdiyi yaşamayı seviyorum, eğrisi ve doğrusuyla...



seviyorum işte ...

var mı diyeceğin?????





koşmak kadar yorulmayı seviyorum,
ara sokaklarda dinlenmeyi,
dinlenirken düşünmeyi,



karşıma çıkanları, benim gibi düşünenleri, içinden geleni yapanları seviyorum...
coşkusu kapı önlerine taşanları...
hayata sıkıca tutunanları,
depresyondan köşe bucak kaçanları,
kendilerine ilaç olanları seviyorum.
tanrıyı seviyorum,
karşıma hep SEVDİĞİM ŞEYLERİ ÇIKARDIĞI için.
galiba ben
SEVMEYİ SEVİYORUM....


4 yorum:

  1. ohhh beee.... sonunda yine sizin yazılarınızı okuyabildim ve içimi yine enerjiyle doldurup, yüzümü güldürdünüz, gülümsettiniz... teşekkürler...

    YanıtlaSil
  2. EEE BİZ DE SİZİ SEVİYORUZ =)

    YanıtlaSil