GEL KATIL BİZE :)

2 Haziran 2014 Pazartesi

BAHAR PEMBESİ KOYDUM ADINI.


Mutluluğu şöyle tarif etmişler;
 Zaman akıp gidiyorsa, saatler 5 dk gibi geçiyorsa mutlusun demektir. 
Hayatımda şikayetçi olduğum hiç birşey yok diyebilirim. İstesem yakınacak çok şey bulurum tabiki. 
Sabah 6:30 da kalmak, gün içinde bitmek bilmeyen koşturmaca, ev işi yemek , sorumluluklar diye uzar gider.
Ama yakınmanın , söylenmenin işleri kolaylaştırmadığını aksine daha zor hale getirdiğini biliyorum. 

Bu benim tercihim. Çocuklığumdan beri öğretmenlik dışında hiç bir mesleği hedeflemedim, işte istediğim işi yapıyorum. Eş olmak anne olmak büyük bir nimet.bunları yaşayabildiğim için de kendimi çok şanslı hissediyorum ve getirdiği sorumlulukları severek kabulleniyorum.



Bizim gibi olmak isteyen çok kadın var biliyorum. Özgür ve çalışan , ekonomik özgürlüğü olan gezebilen, çalışmak kadar hayatın keyfini de çıkarabilen kadın olmak isteyen. 
Bu yüzden içinde bulunduğum durumu, telaşlarımı koştırmacalarımı, dakikalarla olan savaşımı seviyorum.
Evime geldiğim zaman , kendi cumhuriyetimde hissediyorum kendimi.
Evimi derleyip toplayıp, bir tencere yemeğimi de pişirdiysem , kalan zaman benimdir. Minik atölyeme girip, hayal dünyamın beni götürdüğü yerlere gidiyorum.
Orası rengarenk, neşeli, hoş tınılarda müzikler çalıyor, atlı karıncalar var, pamuk şekerden bulutlar...yedi renkli çiçekler var, kanatlarında türlü desenleri olan kuşlar, ışık kümeleri var. Hava hep aydınlık, hep ilkbahar, hep gülen bir güneş var. 
Aklımdan seri halde geçen tasarımlar, fikirler var. Hepsini gerçeğe dönüştürmek için, çok zamana ihtiyacım var. 
Atölyemde kendimi en özgür hissettiğim anlar bambaşka. 


Üretmek çok büyük bir haz. Emeklerinin zevkinin beğenilmesi ve değer görmesi, talep edilmesi... 
Motivasyonun ilk adımı bence onaylanma duygusu. 
Keçelere kurdelelere dokunurken , hayal ederken o kadar mutluyum ki...
Yaptığım her işe her ürüne sevgi duyuyorum ve çokkkk güzel duygularla üretiyorum.
Ürünleri alanlara, onların evlerine de aynı enerjiyi götüreceğini biliyorum. 



Şükrediyorum. Her gün her an. 
Çünkü adına dert denicek kadar büyük dertlerimiz yok çok şükür. 
İçimizdeki ışık yol göstericimiz. Doğruyu yanlışı o anlatıyor bize. 
Birilerinin bizi mutlu etmesine ihtiyacımız yok aslında. Mutluluk kendi içimizde. 
Canımızı sıkmak isteyen , bizi üzmek isteyen insanlar yok mu çevremizde? Elbette var. Onlardan uzak durmak,mesafeyi korumak en güzeli. Eğer biri sizden rahatsızsa bilin ki sizde imrendiği özendiği bişeyler vardır. Varlığınız onun özgüvenini ve egosunu zedeliyordur. Bu yüzden sizi iter. Yada sizi üzerek bu durumdan beslenir. 
Bunları bilmek engellemeye yetmesede, aslında doğru yolda olduğunuzun kanıtıdır. 
İçinizdeki mutluluğu ve ışığı keşfetmeniz dileğiyle .mutlu haftalar diliyorummmm.....



3 yorum:

  1. sayfanı keşfettigim icin çok sevindim :) güzel Bursa mda güzel blog yazarları da varmıs.sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. gerçekten... ne koşturmaca hayat. yeni zorluklarla... gün günden farklı... ama üretmek işte bu gerçekten güzel... ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
  3. Keşke her gün bu kadar iyimser bakabilsem hayata. Toz pembe, ama bazen öyle tükeniyorum ki. işin içinden çıkamayacağım diye korkuyorum. Ama yine de hayat güzel sevdiklerinle... Tüm güzelliğiyle... yaşamaya değer değil mi?
    Çalışmaların da çok güzel ellerine sağlık. iyi ki keşfetmişim bloğunu:)

    YanıtlaSil