GEL KATIL BİZE :)

26 Ekim 2014 Pazar

HAPPY HALLOWEEN CADILAR BAYRAMI


Belki bir çoğumuz cadılar bayramı, yeni yıl kutlaması gibi yabancılara ait olan geleneklere negatif bakıyoruz, 
Belki özenti olarak algılanıyor. 
Ama uzun yıllar yurt dışında yaşayan insanlar bu durumu yadırgamıyor.
Ben olaya şöyle bakıyorum, 
Elbette bizim dini ve milli bayramlarımız önemli.insanlar hediyeleşecekse bayramlar bunun en güzel fırsatı.
Yılbaşını onların bayramı olmasının dışında, yeni bir bsşlangıç, yeni umutlar, yeni bir hryecan olarak değerlendiriyorum. Mesleğim resim ve tasarım olduğu için, o ışıltı ve yarattığı enerjiyi seviyorum.mesela yılbaşı vitrinlerimi incelemek ve o uyum ilgi alanıma giriyor.
Siparişler anlamında da yoğun geçiyor brnim için, bir çok müşterim yeni yıl için sevdiklerine özel ürünler yapmamı istiyor. Ve o heyecana bende üreterek dahil oluyorum.
Kartaneleri, geyikler, yeni yıl motifleri kesmek beni de mutlu ediyor.
Ancak cadılar bayramı , yeni uıl kadar aşina olduğumuz bir gelenek değil.çok emin olmamakla birlikte, 
Cadılar bayramında giyilen cadı kostümlerimin amacının , gerçek cadıları korkutmak amacıyla giyildiği, onlardan daha korkunç olalım ki şehrimize gelmesinler diye yapıldığını duymuştum.
Belki farklı anlamları da vardır.
Bursa yabancı gelinleri , yurt dışı da eğitim görmüş bireyler anlamında zengin bir şehir.doğdl olarak bu tür partiler az da olsa yapılıyor.  Bende talep doğrultusunda konsepte uygun bişeyler ortaya çıkarmsya çalıştım.
Cadılar bayramında çocuklar kspı kapı dolaşıp şeker toplarmış. Bunun için hayalet temalı  şeker torbaları diktim.

Bal kabakları da en bilinen figürüdür diye balkabağı ördüm. Tığ işini zamanında annelerin zoru ile hepimiz 12-18 yaşları arasında hepimiz denemişizdir sanırım. O zamanlardan el yatkınlığım olsa da, yeniden elime tığ almamın gerçek sebebi smilenaworldun yaptığı enfes örgülerdir.
Yapabilir miyim acaba diye başlayıp, kah örüp, kah söktüğüm işler mevcut halen.
Diğer yandan örgüyü tercih etmemin sebebi şu;
Keçe kırpıntılı bir iş, çalışma odamın dışında keçe çalışırsam her yer kırpık oluyor. Toplsması ayrı dert.. Ama akşam tv izlerken elimde dağıtmadan yapabileceğim tek iş, tığ yada şiş ile örgü olabilir diye düşünmemdir.
İşin bitince dola yumağı, batır tığını koy kenara.
Keçeden sıkılınca örgü, örgüden sıkılınca kek kurabiye, ondan sıkılınca keçe... Diye uzar gider hayatım



Bu minnak kabağı nasıl ördüğümü hala çözemedim. O yüzden ördüğüm her kabak birbirinden farklı oldu. :))



İncelediğim bir çok kapı oldu bu çalışma esnasında.hepsi ayrı güzeldi. Bu da onlardan biri. 
Benim kapıyı da görenler bilir, süslerden kapı görünmüyor.ama tabiki cadılar bayrsmı kapısı değil.
Tam bir terzi kapısı bizimki. Makaslar, makaralar, mezurolar, tığ yün, çengelli iğne, iğnedenlik, ne ararsan var... 
Ben renkleri, enerji verenve mutlu eden herşeyi seviyorum. 
Bir çok insana göre daha sıradışı hallerim var biliyorum. Tüm bunların sorumlusu içimdeki enerji ve heyecan.
Hayatı dolu dolu yaşamayı, insanları mutlu etmeyi, güzelliklerle dolu bir yaşam sunmayı seviyorum.
Her gün birinin moralini düzeltmek, içini ferahlatmak isteği taşıyorum. Etrafımda üzgün olan birileri olduğunda huzursuz oluyorum. Vicudumun bir fermuarı olsa da , açıp içimdeki güneşi onlara yansıtsam keşke diye deli düşünceler geçiyor aklımdan.sanki sarılsam aynı enerji ona da geçermiş gibi hissediyorum. Yardım edemezsem kendimi başarısız yada bencil hissediyorum. 
Kuyamadığım insanlar var. Onları kirpiklerinden öpesim geliyor.bazen de gözbebeklerindeki pırıltıdan..
Okurken deli mi ne diyor olabilirsiniz. Tuhaf olduğumu kabul ediyorum.
Tek isteğim herkesin kendi içindeki şifa kaynağını keşfetmesi.
İçinize dığru yolculuk yapın.mutlaka bir gün o ışıkla karşılaşacaksınız.
Öperim göz kapaklarınızdan. 
Allah rahatlık versin...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder