GEL KATIL BİZE :)

23 Ekim 2014 Perşembe

MOTİVASYON,ENERJİ,POZİTİF DÜŞÜNCE SENİN ELİNDE


GÜNAYDIN 
günaydın demek için geç bir saat olduğunun farkındayım, ama evde geç saatlere kadar yatamayan biri olarak evde olmanın ve geç kalkmanın keyfi ile günaydın diyorum size.
son günlerde mail, whatsapp ve direkt mesaj ile enerji hapı kullanıp kullanmadığımı, beslenmemde etkin olan bir besin olup olmadığını soruyorlar.
ne içiyorsun sen?
vitaminin adını verir misin ?
gibi...
her sabah komik hapı içip öyle çıkıyorum evden diyorum :))



herkes gibi benim de enerjimin dibe vurduğu zamanlar oluyor tabi. bir çok mutsuz edici etken var hepimizin hayatında, kimi iş yerinde huzursuz, kimi evde,
kimi sağlık sorunları yaşıyor, kimi evdeki ergenle anlaşamıyor, kimi parasız, kimi huzursuz, kimi yalnız...
öyle zamanlar oluyor ki canınız sıkkın uyanıyorsunuz hiç bir sebep yokken gelenler gelmiş işte.
biz kadınlara bahane çoook :))
ne yesem olmuyor, gezmeye gideyim diyorsun canın istemiyor, avm dolaşıyorsun bişey beğenemiyorsun, yada hiç ihtiyacın olmayan şeyleri toplayıp geliyorsun manasızca, biri bişey dese göz pınarların doluveriyor, anne diye peşinde dolaşan çocuğuna sabrın kalmıyor. makinede yıkanmış çamaşırları bile asmak istemiyorsun , 
yemek yapasın yok,
öyle bomboş oturmak istiyor canın.,depresyona bir adım kalmış, uçurumun ucunda gibi hissediyorsun.
o anda ne yapsalar memnun olmayacakmışsın gibi bir ruh hali yapışmış üzerine.

İŞTE TAM DA BU DURUMDA,
ben ne yapıyorum kısmına gelelim...
birincisi bu hale gelene dek kendimi salmıyorum.
olumsuzlukların uyarı yada başımıza gelmesi gereken tecrubeler olduğuna inanıyorum. burada tevekkül ve sabır devreye giriyor.
içimden bir ses sürekli sabret geçicek diyor...
sürekli olarak sorunu düşünüp kafamda büyütmüyorum. 
normal hayat akışıma devam ediyorum
diğer yandan evde yüz ifademi algılayan iki birey olduğunu ve onlara negatif enerji yüklememem gerektiğini düşünüyorum.
düşünün eşiniz gergin, mutsuz ve huzursuz, endişeli ve memnuniyetsiz.
siz çok güzel bir gün geçirmiş ve mutlusunuz. eşinizin ruh hali tüm mutluluğunuzu ve keyfinizi gölgelemez mi?
işte bunu yapmamaya çalışıyorum. oğlumu da eşimi de üzmek istemiyorum.
benim o ruh halim geçse de eşim takılıyor çünkü. okulda bi sorun mu var diye başlayıp, gün içinde biri canını mı sıktı ya kadar uzanan sorular silsilesi onu yoruyor.
evde gülümseme hakim olsun istiyorum.





kendimi uzaktan izliyorum. başka birini izler gibi.
sonra morali bozuk bir arkadaşımı teselli eder gibi kendimi teselli ediyorum.
ensemden tutup kaldırıyorum.
yüzümü aydınlığa döndürüyorum.
yıkılmak yok hadi bakalım, daha gücünün yarısını bile kullanmadın diyorum.
gün kötü başlamışsa, öğle arasında bir duş alıp, üzerimdeki negatif ne varsa akıp gittiğine inanıyorum,
eğer vaktim varsa bir saat uyuyorum, ki uyandığımda yeni bir gün başlamış gibi hissedip kendini toparlasın bilinçaltım diye.
bunlar tamamen kendi kendine gelişen şeyler. kimseden öğrenmedim. sanırım genetik. önceki yazılarda annem ve anneannemi okuyanlar varsa bilirler.


mutluluğumu başkalarını mutlu etmekten çoğaltıyorum
birilerinin yüzünü güldürmek, iyi gelmek, şaşırtmak, sevindirmek , süprizler yapmak beni de yeniliyor.
diğer yanda baş kahramanım var ... ÜRETMEK
dikiş dikmek, keçelerimle uğraşmak, örgü örmek, kek kurabiye yapmak, evin dekorasyonun değiştirmek, mutfakta zaman geçirmek, ortaya bişeyler çıkarmak, ve bunu yaparken hep birinin yüzünü güldürsün diye yapmak en büyük zevkim.



hayatın bir şans olduğuna, yaşamımızın bir amacı olduğuna, ve aslında çok güçlü olduğumuza inanıyorum.
instagramda yazanlar var, ohhh hayat size güzel diye...
hayat hepimize güzel olsun.
ama bu birazda bizim elimizde değil mi?

bakış açımız , iyiye, olumluya ve sevgiye doğru olursa, bence hayatımız olumlu yönde değişimler gösterir.
söylenmemek, ağlanmamak lazım küçük şeyler için.
siz güçlüsünüz, bence olumsuz duygular hiçbirinizi yenemez.
gülümseyin.
evi mis gibi toparlayıp, fırına tarçınlı bir kek atın.
evi sarsın mis kokular,
okuldan gelecek yavrulara bir tepsi içinde değişik bardakta süt hazırlayın, üzerine adını yazın bir kürdana yapıştırıp keke saplayın.
çocuğunuza kapıyı açarken ,
yavruların en güzeli mi gelmiş deyin.
yanağından şappp diye öpün.
o kekini yerken oturup yanına, (başka bişeyle ilgilenmeden) onunla günün kritiğini yapın.

bu iki hafta sınav haftası,dua ettim sınavın güzel geçicek ben eminim sana güveniyorum deyin.
inanın sınavı güzel geçer.

kendinizden çok şey, çevrenizden az şey bekleyin.
işin sırrı bu.
size en çok yardım edicek olan , en çok destek olan yine kendiniz olucaksınız.
hastalıkları, depresyonları, panik atakları sahiplenmeyin.
inanmayın onların sizin kapınızı çaldığına...uğradı ama umduğunu bulamayınca gitti deyin.
şükredin.
sahip olduğunuz herşey için,

ışık ve aydınlık içimizde.
unutmayın.
sizi seviyorum a dostlar...
sağlıcakla ve huzurla kalın . öptüm göz kapaklarınızdan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder