GEL KATIL BİZE :)

17 Kasım 2014 Pazartesi

BENİMKİ TAMAMEN PSİKOLOJİK KİLO

Evet evet kesinlikle benim kilom psikolojik. 
Ben acıktığı için yemek yiyen biri değilim.açlığa rahat iki gün yemeden dayanabilirim.hatta iş yoğunluğunda yemek  yemeyi unutup aç yattığım zamanlar bile olmuştur.
Kilo seyrim ise, genç kız çağında 52-55 arasında geçmiş, evlenirken 49 a düşmüş ve hamile kalana dek en fazla 57 ye çıkmış biriyim. 
Hamileliğin son haftasında 75 kiloyu görüp, doğumdan sonra eve gelir gelmez 67 kiloya düşmüştüm. Bir ay içinde 64 e inen kilom bir süre 64-61 arasında gidip geldi. Sonra biraz dikkat ederek 58 e düşmüştüm.
58 yaz kilosu, kış aylarında 59-60 oluveriyor diye en iyisi 55 olayım diye direnip 56 da sabitlemiştim kendimi. Yani doğum sonrası hiiç 55 olmadım.
Bana sorarsanız hala hedefim 55 tabi . :))
  

Geçen kış yine 60 ı gören ben resmen bu konuyu takıntı yapmıştım. Günün her saati tartıya çıkan biri haline gelmiştim. Diyetisyenden yardım almaya karar verdim. Gülmeyin ... Gerçekten 3-4 kilo için desteğe ihtiyacım var dedim.
Diyetisyenim bursada bilinen ve başarılı bir isim. Elif Hanım iyisiniz aslında . Tüm değerler iyi ama moral olarak kendinizi daha iyi hissedecekseniz neden olmasın 56-57 iyi olur dedi. 
Hayatımdaki ilk diyetisyen deneyimimdi.
Listemi aldım, gayet kararlı çıktım ofisinden. 


Bir gücüme gitsin, bir ters tepsin kiiii... Anlatamammmm.
İçimde bir iç savaş başladı. 
İradesiz misin elif? Kendi kendine hakim olamıyor musun? Kafasına koyduğunu yapan kıza ne oldu? 
Vay benim ne yiyeceğime başkası mı karar vericek? Amanınnn aklımda deli sorular... Yasak ne varsa yiyesim geldi. Ben diyetisyensiz daha mutluymuşum meğer. Daha iradeliymişim. İrade zayıflamasının üzerine birde " yicem işte" inadı bindi mi? 

Hiç canımın çekmeyeceği şeyleri bile ister oldu canım. 
Baktım gittikçe ters tepiyor diyet listesini kaldırdım. 
Akrep burcu özelliğidir. Pusula burnunun dikini gösterir.
Diyet yok, diyetisyen yok.
Çünkü ben. Bu yaşa kadar hiç bir dönemimde kilolu sayılabilecek bir sınıra gelmedim. 
Hemen hemen her bayan gibi aman göbeğim çıktı, basenlerim fazla mı ne? Gibi şımarıklıklarım olmuştur.
Ama anladım ki ben zaten dikkatli besleniyormuşum. Yani nasıl derseniz , sabahları kahvaltı edecek uzun zamanlarım olmadığından mutlaka bir haşlanmış yumurta ve bir sallama bitki çayı içiyorum alelacele. O yumurta beni tok tuttuğu için , tenefüslerde biskremlerden, tutkulardan, burçaklardan uzak durmamı sağlıyor.
Saat 11 gibi bir ayran alıyorum okul kantininden.
Öğlen genellikle öğretmen arkadaşlarla dışarıda bişeyler yiyoruz. Ben sıklıkla ızgar a köfte tercih ediyorum, yada taco salata tavuklu.
Eve gelince saat 3 gibi bir su bardağı süt ve az nescafe ile bi sütlü kahve molası veriyorum. Bu bazen beyaz çay, bazen yeşil çay oluyor. Yanında bir dilim kek yada kurabiye oluyor.
Ve aklıma geldikçe su içiyorum. 
Şişkinliğim varsa maydanoz suyu, yada ılık limonlu su içiyorum.
Ekmek yok denicek kadar azdır hayatımda.
Akşam ise evde ne varsa az porsiyon, yanında mutlaka yoğurt.
Akşam her daim çay demlenir evimizde.
Saat 8:30 gibi. İşte 8:30-9:30 arası bir kurabiye yada kek yine var çayın yanında. Her akşam değil tabii.
Şimdi şu kek işi olmadı diyorsunuz ya, biliyorum olmadı. O kek tamamen göz zevkim için konuyor çayın yanına. Yemesem olur yani. Ama seviyorum işte kendime özenli bişeyler hazırlamayı. 
Gece yatarken iki su bardağı su içiyorum. Çalar saat gibi uyandırıyor içtiğim su sabahları. 



Gelelim psikolojik kısmına.
Ben relaks ve doğal ortamda yaşamayı seviyorum. Kapaklı cam fanuslara karşı özel bir ilgim var.zaafım var desek daha doğru olur sanki. Salon ve mutfak açık. Arada tezgah var. Tezgahın üzerinde cam fanuslar var. Boş dursun diye mi aldık deyip, kekler ve kurabiyeler yapıp koyuyorum. Sırf dekorluk yani. 


Bakınca yaşanan ev dokusu görmek mutlu ediyor beni. Yesekte yemesekte, lokumlar, kayısı ceviz, kurabiyeler, drajeler var sehpanın üzerinde . Çok lokum yer miyim? Hayır. Hatta hiç diyebilirim. Ama orada olması hoşuma gidiyor. İşte bunu bilmek anormal miyim ben acebaaa?  Dedirtiyor bana. 
Niye böyleyim bilmiyorum.
Aynı şey buzdolabı için de geçerli. Evde bulunsun duygusu var mı sizdede? Hani pudingler, kabartma tozları, envayi çeşit sos, derin dondurucuda acil pişirilecekler... Sanırsın taarruz var😂 kıtlık başlıyor zannedersin valla. 

Aslında çok iştahlı değilim. Dikkat ettiyseniz tuzlu ile derdim yok, tüm stoklarım tatlı üzerine. Neden? Ne bileyim ki😖

Küçükken beni çok mu mahrum ettiler acaba çikolatadan? 
Benimki psikolojik açlık. Doymak bilmeyen bi gözüm var. Bu konuda bi danışsam mı diyorum.
Aslında bence işin özü şöyle;
Ben mükellef hazırlanmış hanımların gün sofralarına çok özenirim.ama şimdiye kadar sağlıkla sürdürebildiğim bir gün hikayem olmadı zamansızlıktan.
Yine kahvaltı sofralarında keyif yapmak sadece pazar günleri mümkün bizim aile için.
Güzel sunulmuş herşeyi seviyorum.
Tabak bardak uyumunu seviyorum, mutfak eşyalarını  seviyorum. İşte bu yüzden sanırım evimin keyfini süremediğim için, böyle avunuyorum. 
Her an misafir gelicekmiş gibi sehpada , salona bakan tezgahta  kapaklı cam fanuslar içinde çeşit çeşit yiyecekler olsun, dikiş dikerken yanımda bi fincan yanında iki kurabiye olsunun dekorunu seviyorum ben. Valla yazınca daha iyi karar verdim. Bu neyin açlığı sayın okur var mı bi fikrin?
Hasta mıyım sencede? 

Okul dolabımda böyle. Dolu... 
Bir de yedirmeyi seviyorum ben. Ne pişirsem okula da taşıyorum. Hemde saklama kaplarında değil. Seramik kek fanuslarında. Öyle buzdolabı poşetine koyup götüremem🙈 ...


Ama beslenme şeklim şudur. 
Atıyorum; çok sevdiğim ve sık sık bulamayacağım bir yiyecek gelmiş huzura, yemem mi gömülürüm. Saymaksızın yerimmm. 40 adet profetorol
Yerim valla yerimmm.. 
Ama ertesi gün frene basarım. 
Başka yiyeceklerden kısarım.
Yoksa inanın 100 kilo olabilecek bir tatlı kapasitesi var bende.
Mutlu olmak için , keyif için yiyenlerdenim. Doymak yada doymamakla ilgili hiç bi sorunum yok. Oruç tutarken açlık anlamında hiç zorlanmam mesela.
Ama karnım ne kadar tok olursa olsun, sunumu çok hoş bir sofraya oturabilirim, yiyebilirim. 
Kendi kendine evcilik oynar gibi , evde kendi kendime misafir olurum. Bir kurabiye bile yiyecek olsam,bir tepsi kurabiye yaparım ki🙊 

Şimdilerde yine 60 civarındayım. 
Zayıflamak istiyor muyum? Aslında bir iki kilo versem süper olur, ancak diyette olma fikri beni ters etkilediği için oluruna bırakıyorum. 
Biraz dikkat ederek , kendimi strese sokmadan yiyorum.


Fazla kaçırdığım durumlar oluyor. Asla hayır diyemediğim şeyler var. 

Ama ertesi gün biraz daha fazla su içip, biraz daha fazla yoğurt yiyorum. Sanırım işe yarıyor.
Canım çok tatlı istiyorsa, incir ve meyvelerden  karşılamaya çalışıyorum.

Kanıma giren arkadaşlarım olursa eşlik etmek büyük zevk tabii. 

Kahvaltı ise mutluluğumu tavannn yaptıran şey. 
Kahvaltı sofrası buldum mu otururum.



Ama önce gözüme hitap edicek. Lezzeti ne olursa olsun. Özensiz ikram edilmiş şeyler beni cezbetmiyor.
Şu sodalı hamur var ya, onu açıp yağda pişirince enfes bişey oluyor. Onu da pazar sabahları yaparım bazen.


Nutellalı kek yine hayır diyemediklerimden. 
 

Sizce 55 olma ihtimalim yüzde kaç? Olmuyorsa boşuna kasmayayım di mi?
Böyle mutluysak böyle de kalabilir sanki. 
Ama önerilere de açığım... 
Şimdi ben nereden başlayayım? Cam fanusları kaldırsam sorun ortadan kalkar mı ?
Cümlelerinize ihtiyacım var. Help meee!!!!!!



















1 yorum:

  1. Günaydın Elif Hanım.. yalnız değilsiniz :) 58 kg 1.67 boyunda b,ri olarak kendini obez gibi gören biriyi ben de. çok takıntılıyım kilo konusunda :)
    ama siz çok güzelsiniz... sevgiyle..

    YanıtlaSil