GEL KATIL BİZE :)

4 Kasım 2014 Salı

BİR OKUL GÜNLÜĞÜ...


Sabahın 6 sında uyansamda, seher vakti ayazı yüzüme vura vura okula gitsem de, üşüsem de, bazen çocukların bitmek bilmeyen soruları ile yorulsam da seviyorum öğretmenliği. 

Çocukluğumdan beri olmak istediğim tek meslek öğretmenlikti. 
Çocukları sevmeyen biri için çok dayanılmaz bir meslek gibi görünse de ,çıkarsız sevgileri ile seni mesleğe bağlıyor onlar.


Her biri farklı bir aile yapısının aynası aslında. Gözünde hüzün varsa sebebi mutlaka var.derşne indiğinde ne hikayeler çıkıyor ortaya.
Ama bilgi ve beceriden önce ilgiye ihtiyaçları var her birinin.


Senin farkındayım ve seni önemsiyorum mesajı verdiğin her çocuk mutlaka zamanla doğruyu buluyor ve davranışlarında başarısında olumlu artış gösteriyor.

Benim dersine girdiğim yaş grubu 12-13-14 yaş . Tam atarlı ergen yaşları. Alıngan, sinirli, hassas,gereksiz bir deli cesareti, düşünmeden konuşan bir dil...
Yani en zor zamanlarına eşlik ediyoruz. 
Anlamaya ve yardımcı olmaya çalışıtoruz. Her birinin iç dünyasına erişmek zor olsa da, olabildiğince mantıklı olmaya yöneltiyorz. Anne ile baba ile zıtlaşmalarının en yoğun olduğu bu dönemde , karşılarına almaları gereken en son kişilerin aile bireyleri olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. 

Eğer ılımlı yaklaşırsan, her birini kazanıyorsun.ismi ile hitap etmek, dokunmak, göz teması kurmak, arada bi göz kırpmak onların davranışlarını kontrol etmelerini sağlıyor.
Öğretim çok önemli bir unsur, ama eğitim bence daha öncelikli. İyi bir işe sahip olmaktan daha önemli olan iyi bir birey, iyi bir insan ve doğru bir karakter olmak. 
Benim öğrenciler için hedeflediğim ilk düşünce budur. 
Her birinin gözündeki ışığı seviyorum.birde bir konuyu anlama çalılırkenki bakışlarını. 
Ruhlarını zedelemeden, duygularına zarar vermeden ve gururlarını incitmeden mezun etmek isteğim. 
Yıllar sonra bir yerde kesişiyor yollarımız eski öğrencilerimizle.bakıyoruz anne-baba olmuşlar.
Öğretmen olup gelmiş, aynı okula tayin olmuşlar. 
Geçen yıl eski bir öğrencimle aynı okulda öğretmen olarak çalışınca anladım.zaman akıp gidiyor.
İyi ve mutlu hatıralar bırakmalı çocuklar üzerinde. Ve saygı daim olmalı.
Eğer öprencimin saygısını kazanamamışsanız, lise yada üniversite döneminde sizinle karşılaşsa bile selam vermeden geçip gidebilir.
İşte bütün bunlar birleşince, aradaki dialogun şimdiden ne kadar önemli olduğunu anlıyor insan.
İyi ki öğretmenim diyebilenlerdenim...
Sevgiler...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder