GEL KATIL BİZE :)

12 Ocak 2015 Pazartesi

NOEL PAZARINDA GÖZÜME TAKILANLAR


Çok renkli standların olduğu kocaman bir pazar alanı içinde , ne tarafa bakacağını saşırıyor insan. 
Çeşit çeşit alsesuarlar, dekoratif eşyalar vardı.

Bu cüzdan ve çantalar Nepal yada Thailand  ürünüydü. 
Bu cüzdanı kaptım. Renkleri beni çekti.
Türkiye ile karşılaştırınca herşeyin fiyatı çok yüksek geliyor. 

Standlar yada bu minik kulubeler tek tip ve hizalanmış. Düzen hakim. 

İşte en çok sevdiğim stand.
Binbir çeşit matruşkaları görünce havalara uçtum. Onlar çok neşeli geliyor bana. 

Çikolata seven biri olarak paylaşmadan geçemediğim bir stand da bu çikolata standıydı. 

Makaronlar her yerde. Ama ladurreyi tek geçiyorum. Gerçekten farklı. Enfes tadı var. 

Pastalar harika görünüyordu. İşçilikleri oldukça titiz. 

Bu toplardan renkleri seçip içine ışık yerleştirince çok hoş bir görüntü elde ediyorsunuz. Boyutları ve renkleri çeşit çeşit..
Tabi bu bebekleri de atlamayalım..

Ladurre sadece makaronu için bile kapısında uzun kuyruklar oluşan bir pastane. Oturup bir şeyler yemek isterseniz çok daha uzun beklememiz gerekiyor. 
Makaronlar çok ince işçilikle yapılmış. Boyutları ve iç dolgusu pürüzsüz ve hiç bir yerinden taşmamış. Standart her biri. Kahveli ve böğürtlenlisi benim favorim oldu. 

Bonne maman reçelleri kurabiyeleri çok çeşitli. Ve fiatları uygundu. Bolca aldım. Reçelleri sadece kavanozları için aldığımı itiraf ediyorum. 

Kurabiyeleri de lezzetliydi. 


Swatch yeni yıl temalı saat çıkarmış. Neşeli bir konsept. 

Yılbaşı ağacı süsleri çok renkli ve özeldi. Cam olanları da vardı. 

Hiç görmediğim desenlerde matruşkalar vardı.

Küçük prens bir çoğumuzun kahramanı. 
Çok ürün vardı küçük prens temalı. 
Kartlardan çantalara, kalem ve defterlere kadar... 

Bu sevimli şekerler en çok sevdiğim ürünler oldu. Yaka iğnesi olarak kullanılan bu bebekleri kendime aldım. 

Bu küçük fener evler de çok güzeldi. Beyaz olmasını daha da çok sevdim. 

Renkli ürünler bizde KARINCA markasının çok benzeriydi.

Kilitler milyon tane... Ama artık bu köprü kilitlerin ağırlığını taşıyamıyormuş.

Bir de bu bardak ve tabaklar vardı ki. Almadan geçemedim. 
Kırılmasın diye el bagajımda getirdim. Hiç zarar bermeden mutfaktaki yerine ulaştılar. 

Benim gözüme takılanlar bunlardı.
Ama öyle içim gitti, bayıldım diyebileceğim bir ürüne rastlamadım.alış veriş için nizim ülkemize göre herşey en az 3-4 katı pahalı.
Gezip görmeye değer iki Fransa şehri bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Farklı hedefler edinmemi sağladı. 
Ama el emeği ürünlere çok rastlamadım. Bu yüzden mesleğimiZin ve becerilerimizin ne kadar kıymetli olduğunu anladım. 
Üretken bir hafta olsun .
Sevgiler 



















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder