GEL KATIL BİZE :)

27 Ağustos 2015 Perşembe

BAŞKA Bİ GÜN BUGÜN..

Sabaha doğru yattım, gece daha konsantre çalışıyorum çünkü.
Ve güne başlamam saat 11:00 i buldu. 
Önce damla sakızlı bi kahve yaptım, içtim . O damla sakızı var ya beni ışınlıyor Cundaya,alaçatıya...gözlerimi kapasam taş kahvedeyim işte. 
Bi duş aldım, şilebezi ev elbisesi giydim üzerime.
Mutfağa geçtim. Radyoyu açtım eski yabancı  rock  parçalar çalıyor. 
Pembe domateslerden, çıtır salatalıklardan çıkardım. Şöyle sağlıklı bir kahvaltı hazırladım kendime. 
Geçtim balkona... 
Hafif esiyor. Hatta hafiften biraz fazla...
Salatalık ve taze biber kokusu geliyor estikçe. 
Saçlarım kurumaya başlıyor rüzgarla.
Balkon duvarımdaki beyaz seramik rüzgar değirmenlerinin pervaneleri bir hızlanıyor , bir yavaşlıyor. Bakınca rüzgarla vals gibi...
Bana sorsanız her nesne canlı zaten :)) öyle canlanıyor zihnimde. 
Dallar yapraklar hep raks halinde şu an. 
Birde çimler uzamış bahçede. Çim biçme makinesinin sesi geliyor. Çim kokuyor tüm site. Henüz kesilmemiş olan çimler ise rüzgarla birlikte bir sağa yatıyor, bir sola yatıyor. Onlarda doğanın saçları işte. Rüzgarda savruluyor saçlarım gibi.
Uzakta bir çocuk top oynuyor. Hani bakkalda satılan renkli toplardan. Mavi...Çocuk topu havaya attıkça rüzgar topu başka yere sürüklüyor. Yılmadan tekrar tekrar deniyor çocuk . Çocukluktaki inadımız ne de güzelmiş diyorum.
Dışarıya bakıyor, bir yandan çayımı içiyorum, dün sürgün veren orkidemin bugün tohum verdiğini görüyorum. İşte bir sevinç daha eklendi günüme.
Yüzüm rüzgara dönük, o esintiyle milyon tane anıyı hatırlıyor milyon kere yeni hayaller kuruyorum.
Yaradanla konuşuyorum.teşekkürüm var, şükürlerim var, birde kabul edersen yeni istek ve dileklerim var diyorum. Anlatıyorum biir biir. Kulağımda bi ses, sabııırrr.... Diyor. Herşeyin bir zamanı var biliyorum. Hayırlısıyla olması için o zamanı beklemek gerek öğrendim. Aacelem de yok zaten. 
Ben hayatı geldiği gibi yaşamasını da seviyorum.
Bugünkü ruhsal yapım değişik. Eski zamanlarda yaşayan biri gibi.
 Tevekkülü çok, duyguları yoğun, içi duru , sakin ve teslimim. 
Bu halim miss. Egosu yok, hırsları yok, kaygısı yok. 
Hayat her zaman bu duyguları salt yaşamamıza müsade etmese de , teslim duygusu çok güzel. Arada engel olmaksızın yaradanla başbaşa olduğunu hissedebilmek çok başka bi duygu. Dünyasal hislerden kendini sıyırabilmek kolay değil.ama başardığında çok büyük bir haz. Keşke hep bu cizgide kalabilsem de,bu maneviyatı yaşayabilsem. 
Ama yaşam telaşı var ya, o gereksiz bir çok duyguyu düşünceyi yüklüyor bize. 
İçinizde ışık ve nur var. Bulun onu. Hiç bırakmayın. Yol göstericidir o... 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder