GEL KATIL BİZE :)

26 Ağustos 2015 Çarşamba

Bİ BAŞINA....

Dışarıya çıkmadan yaşamak güzelmiş.
Evin içinde öyle keyif alıyorum ki bir başıma olmaktan.
İçimdeki dünya dış dünyadan çok daha ferah ve huzurlu.
Tv yok, trafik yok, ses yok, negatif enerji saçan insanlar yok, görev ve sorumluluk az, saatle yarış yok...
En fazla ne pişirsem diye düşünüyor insan. 

Geç kahvaltı en sevdiğim şey. 
Bazen bir fincan kahve içip, bir kaç saat sonra kahvaltı yapıyorum aheste aheste. 
Bazen de öğleye doğru kahve içiyorum. 
Kahvenin yanına bir dost sohbeti aradığım oluyor. Ama bu devirde dost denilecek kişi sayısı da çok az olduğundan kendimle başbaşa içiyorum kahvemi iki bademli draje eşliğinde. 


Evimi topluyorum, düzeni korumaya çalışıyorum, evi bordolardan kurtarıp ferah maviye çevirmeye çalışıyorum. Ufak tefek detaylarla...

O örtü uymadı galiba deyip , kalkıp yeni runnerlar yapıyorum renkleri uyan.
Sonra bakıp bakıp mutlu oluyorum. Saraylarda yaşasan ne fayda huzur olmayınca... Evim evim güzel evim diyorum. 
Yaşadığım alanları mutluluk alanı haline çeviriyorum. 
Ben dikiş dikerken malzemerimi alıp kaçan tüylü dost neşe kaynağım. Hera beğendiği her şeyi alıp yuvasına saklıyor.  Özellikle mandallar ve terlikler onun ilgi alanı. Makaralarım ve yün yumaklarımı kapıp kaçtığında kedi olduğundan şüpheleniyorum. 

Eğer sen huzurluysan evdekilerde sakin ve huzurlu. 
Okulların kapalı olduğu şu uzun yaz günlerinde tek eziyet etmeden (ergen) kendini oyalayabilen ( ki erkek çocuk) bir Asil Paşa var ki , anlayışına sabrına ve olgunluğuna ben bile hayranım.


Kafamın içi yorulmuş heralde diyorum. Bu sakinlik çok iyi geliyor. Birde deniz kokusu iyi geliyor bana. ...
Seyahat iyi geliyor. Ayçiçeği tarlaları mesela yada gelincik ve papatya tarlaları acayip mutlu ediyor beni. Uçan balon  görmüş küçük çocuklar gibi seviniyorum yol boyundaki tarlalara. 
Birde egeye giderken yol kenarındaki kavuncularun önünde değirmenler dönüyor ya milyon tane... Aynı anda... İşte onlarada seviniyorum. 

Sevgim çok, inancım çok, umudumun sınırı yok, heyecanım hep tavan, duygularım yoğun,iç dünyam aşırı renkli ultra mutlu, enerjimi anlatamıyorum güneşi yutmuş gibiyim. 
Baktığım her şey çok güzel geliyor gözüme.
Sakin ve huzurlu yetişen bir çocuğum var. 
Hala dakikalar sayarak eve gelmesini beklediğim bir eşim....
Vicdanı rahat uykuya dalabiliyorum..
Ve hayatımdaki herşey için sonsuz şükrediyorum Allah'a ...
Herşeyden öte böyle bir hayal gücü verdiği için. Motivasyonumu enerjimi hep toparlayabilecek bir direnç verdiği için. 
Sağlık olduğu zaman gerisi halloluyor. Bunu da tecrübelerle öğretti bize hayat. 
İşte bu yüzden , gereksiz insanlardan, olumsuz düşüncelerden, yük olan duygulardan arının ve beklentinizi azaltın. Hafiflediğinizde daha yolunda gidecek herşey. 
Bol bol hayal kurun, dua edin ve şükredin.
  En iyi arkadaşınız önce kendiniz olun. 
O zaman daha çok güven duyuyor insan. 
İçimden geldiği gibi yazdım size... 
Hayat kısa... Mutlu olun... 





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder