GEL KATIL BİZE :)

15 Eylül 2015 Salı

SARI SONBAHAR

Sonbaharı hissettiren bir Bursa Salısından  merhaba. 
Tatilin son iki haftasında aklımda sıraya koyduklarımı yapmaya başladım. 
Dolaba koymak üzere şeker fasulye hazırladım, mutfak ve erzak dolaplarımı düzenledim. Evdeki unu şekeri vs unutup tekrar tekrar alan biri olarak mutfak hakimiyeti sağlamaya çalışıyorum da. 
Aksi takdirde 4 paket kırmızı mercimek olup, her biri açılmış ve üzerinden azıcık kullanılmış halde bulunuyor bazen. 
O yüzden unu şekeri mercimeği nohutu disiplin altına aldım.:)) 
Kıyafet çekmecelerini, dolap düzenlerini sağladım (ki bozulması  bir iki gün sürüyor)
Kumaşlarımı tek tek katlayıp hobi odamın stoklarını güncelledim. Zira pembe ve mavi puanlı komaştan heralde 3er 5 er derken 30 metre falan almışım. 
Müsrifim desem olur mu nil em ama garanticiyim.elimin altında bulunsun dürtüsü var ya, işte ondan bu stok halleri.
Leyla ablaya sorarsan eve hakim olamayışından , dışarıda çalışan kadınların çoğu böyle diyor.
Bir çok eve gidiyor yardıma, ve çoğu çalışan bayan.tarihi geçmiş un, puding, mutfak malzemeleri çok oluyor diyor.
Bi alıp dolaba atıyorsunuz sonra unutuyorsunuz yine alıyorsunuz diye kızıyor çoğu zaman.
Bende kızıyorum kendime.4 4lük ev hanımı olamıyorum diye.
Ama hepsi bir arada olamıyor işte bazen.

Birde üretim ayağı var benim evin. 
Dikiş falan dikmesem, keçe kesmesem, ev daha tertip düzen içinde olur da, elyafı bi yanda, üzerime yapışıp benimle oda oda gezen iplikler bi yanda olunca mecbuuur dağılıyor..
Bu yaşanmışlığı seviyor olsam da, bazen tezgahta fazlalık ne varsa atasım gelmiyor desem yalan olur.  

Evimde keyfim çok yerinde. Çok şükür. Eskiden bi çarşıya çıkayım, bi avm gezip vitrinlere bakayım , ne modaymış  haberdar olayım derdim. Şimdilerde onu da istemiyor canım. Evde zaman geçirmekten büyük keyif alıyorum.
Örüyorum, baktım uyku bastırdı bırakıp yanı başıma tığımı ipimi uyuyorum azıcık, balkonda bi kahve içiyorum, akşam sofrası yemeği derken gün nasıl geçiyor hiç anlamıyorum.
Yavaş yavaş kabuğumun içinin daha mutlu ve huzurlu olduğunu öğretti hayat galiba. 

Aklıma fikirler geliyor, bi heyecan bi heves kalkıp onları yapıyorum.nette dolaşırken bi tatlı canım çekiyor, üşenmeyip deniyorum. 
Bazen sırt üstü uzanıp sadece hayal kuruyorum. 
Ve çoğu kez şanslılardan olduğumu düşünüp şükrediyorum. 
Bu sonbahar havaları beni romantik yapıyor.
Göç eden kuşlara bakıp içimden yine dönün buralara diyorum. Martı dolu buralar. Ve şimdi akın akın göç ediyorlar. 
Aramızda bağ var gibi başkonuma kadar alçalıp bi çığlık atıp geçiyorlar. 
Yapraklar savruluyor. Yeşil kahverengiye dönüyor doğada.
Gökyüzü griye dönüyor. Berrak gün batımı saatleri azalıyor. Ve gece parlayan yıldızlar görünmüyor. 
Elim ayağım hafif hafif üşümeye başlıyor..
Sevdiğime daha bi sokulduğum , ısındığım mevsim bu mevsim.
Perdeler uçuşuyor, balkonlarda içilen çaylar daha bi iç ısıtıcı oluyor. 
Ben Ekim kızıyım. Ondan mı bu denli etkiliyor beni sonbahar bilmem ki...
İki ayrı dünyada yaşıyorum biri dört mevsim, biri hep yaz. 
Gözlerimi yumduğum an geçiyorum yaza. 
Çok güzel bir dünyam var anlatması zor. Ama bahşedilenlerin en büyük şükrü onun İçin.  Enerjisi yüksek, iklimi sıcak,doğası yeşil,kuşları mutlu.  İnsanın içini coşturan bir yer. Gözlerimi kapatsam yeter. 


1 yorum:

  1. benimde eve bir el atmam gerek ama evdeki 8 aylık bebekten dolayı maalesef hiç bir şey yapamıyorum, ama geçici bir süre nasıl olsa,
    emeğinize sağlık..
    sevgiler......

    YanıtlaSil