GEL KATIL BİZE :)

31 Ocak 2015 Cumartesi

BURSA KEÇE ŞAPKA WORKSHOP


Türkiyede yavaş yavaş yaygınlaşan workshop uygulaması aslında bir çok kişi için çok güzel bir uygulama.
Hem hizmet ayağunıza geliyor, hem fiyat olarak uygun, hem kendiniz gibi bir çok hobisever ile bir arada oluyorsunuz, hem de bir günde bir çok şey öğreniyor ve elinizde ürünle çıkıyorsunuz.

Bursa Nagehan aka atölyesi şapka workshop yapalım dediğinde heyecanlandım. 4 yılıdır velilerimle her hafta kurs yapıyor olmama rağmen , bu kurs beni ilk kursummuş gibi heyecanlandırdı.

Kursa katılmak isteyenler önceden kayıt yaptırdılar.satı belirlendikten sonra, her biri için birer kit hazırladım.
Bazı katılımcılar şapka , bazıları ise bere tercih ettiler.


Sayıya göre temin ettim her ürünü.
Keçelerim tenk kombinlerini ayarladım.
Kullanılacak malzemeleri hazırladım ve o gece heyecandan uyuyamadım.

Kurs katılımcıları yavaş yavaş gelmeye başladı.
Tek tek tanıştık.
Oysa bir çoğu beni tanıyormuş uzun zamandır.
Evimi ,işimi, bloğumu,ne kadar uyuduğumu,nerelerde kahvaltı ettiğimi,eşimin ve oğlumun bana gösterdiği anlayışı,
Sevdiğim renkleri, tatlılara olan düşkünlüğümü,ördüğüm motifleri....
O kadar şaşırdım ki. 
Evet bir çok şeyi inatagram ve blogtan paylaşıyorum hayatıma dair. Ama bu kadar detaylı bilindiğini, okunduğunu, be sevildiğimi bilmiyordum.

Merak edip sordum,
Sanal alemde gördüğünüZ tanıdığınız Elif ile canlı canlı gördüğünüz elif arasında fark var mı diye? 

Kırk yıllık dost gibi sohbet ediyorsunuz ve öyle yazıyorsunuz, nasıl hissettiysek öylesiniz dediler.
Samimi ve neşeli bulduklarını söylediker. Gerçekten çok merak ediyorum, sizler oradan bakınca beni nasıl görüyorsunuz diye. 

Hem sohbet ettik, hem öğrendik. Çiçek kesmeyi, üç boyut kazandırmayı, monte etmeyi, form vermeyi...

Herkes kaptırdı kendini çıt ses çıkmadan sabırla kestiler, yapıştırdılar, diktiler.

Çocuklardan, evimizden, işimizden, hobilerimizi hangi sebepler sayesinde edindiğimizden bahsettik.

Bir araya nasıl geldiğimizi anlattık.

Herkes mutluydu. Birbirimizi ilk kez görüyor olmamıza rağmen çok hoş bir sinerji vardı.

Arad MUTLU MUYUZ çığlıklarımla korkuttum onları.
KEYİFLER YERİNDE Mİİİİ diyerek bağırdım durdum.

Şapkalar bereler takıldı çıkarıldı. Kim neyi kendine yakıştırdıysa onu tercih etti.

Çiçekleri kesip kesip şapkaların içinde biriktirdik.

Montaj aşamasında hiç müdahale etmedim.


Herkes kendi tarzını konuşturdu.

Ben sadece tekniğini gösterdim.

Çantaları hazırladım.

Yaparlarken izledim.

Takıldıkları yerde yardım ettim.

Bitiren taktı şapkadını başına.

Selfieler çekildi. Sanal alemde her detay paylaşıldı.

Bir ürün elde etmiş olmanın ve ben yaptım diyebilmenin keyfi yüLere yansıdı

Tek tek pozlar verildi. Anlar dondurulup anılar oluşturuldu.

İyiki gelmişiz dedik kursun sonunda. 

Mutlu yüzlerle doldu atölye.

Şapkaları bitirince bir molayı hakettik. Atölye sahibimiz Nagehan hanım biE elleriyle kurabiyeler yapmış, çaylar 
Kahveler, yiyecekler ile bizi çok güzel ağırladı.

Bu şapkalar oldukça yoğun. Amacımız her çiçeğin yapılışını öğrenmek ve dizayn etmek olduğu için böyle yoğun çalıştık.
Yoksa bu yoğunluktaki şapkalara alışkın değil bizim çevremiz.hala bir çok kişi şapka takmaya cesaret bile edemiyor.
Biz yaptığımız çiçekleri şapkaya monte etmedik. Seyyar olabilmesi için iğneledik.

İsteyen yakada, isteyen berede, isteyen kabanında, hırkasında kullansın diye seyyar yaptık.


Öğretmek çok güzel bir duygu gerçekten. Merak ve istekle gelenleri görünce daha bi hevesli öğretiyor insan.
Öğrenenlerin mutluluğu beni 10 katı daha mutlu ediyor.
Yeni insanlara ve onların duygularına dokunabilmekte öyle.

Sıcacııık bir atmosfer oluştu bir kaç saat içinde.
Ve bizi bir araya getiren bazen sıkıntılarımız, bazen yaralarımız, bazen kaçışlarımız olsa da , sonuç mutluluğa dönüşüyor. Çünkü hobilerimiz bizim aydınlığa açılan penceremiz.
Yenilendiğimiz, rahatladığımız, sakinleştiğimiz yanımız.
Her kadının bir hobi edinmesini şiddetle öneriyorum. Eviniz mutluluk üretim merkezine dönüşüyor inanın.

Ben kurs için davet eden Nagehan Aka'ya kursa katılan Neşe, Pelin,Münise,Hülün,Saliha,Seher,Gül,Armağan hanımlara çok teşekkür ederim. 
Benim için ilk workshop deneyimini harika  bir tecrube haline getirdiğiniz için. 
Hepinize kucak dolusu sevgiler.































29 Ocak 2015 Perşembe

ÖRELİM GÜZELLEŞELİM...

Eski adı "hanım dilendi bey beğendi" örneğidir aslında. Şimdilerde crochet olarak biliniyor yabancı adı ile. 
Neden Hanım dilendi bey beğendi derseniz;
Hanımlar eskiden daha çok örgü ördüklerinden kalan ipleri minik minik yumaklar yapıp saklarlarmış bi işe yarar diye.hatta hepsini toparlayıp paspas örerlermiş.
Hanımlar bu motifleri yapmak için konu komşuya gidip az kalan ipleri isterlermiş. Birbirlerinden aldıkları ipler ile bu motifi yapar, birşeştirir, akşam eşi gelince bey bak ne yaptım diye gösterirlermiş.beyler de eline sağlık der hanımları onure edermiş. 
Bana büyükannemin anlattığı hikaye böyle.
Motifin adını duyunca banada komik gelmişti aslında.

Son dönemde takip ettiğim bir çok instagram profilinde kırlent ve battaniyeleri görünce bende yapayım dedim. Eskiden annem bana bunlardan ördürürdü yaz tatillerinde canım sıkılıyor dedikçe.
El yatkınlığım vardı.bir çok işi küçük yaşta öğretmiş aslında. Dantel de ördüm, kazakta ördüm.iğne oyasıda yaptım,dikişte diktim.tığ işimi çok erken yaşta aldım elime.
Dönem dönem depreşti, dönem dönem uzaklaştım.ama hep hayatımın bir köşesinde işim ,tığım ,şişim mevcuttu.


Keçeler ile işim bittiğinde salona geçip çayımı elime aldığımda elim boş durmasın diye motifler ördüm. Battaniye bitirdim, sonra bir yastık, bir yastık daha derken devamı geldi. 

Ve keyif aldığım herşeyi bünyemde barındırmanın mutluluğuyla hayatımı sürdürüyorum.minicik şeylerden enerji almak,bir işle uğraşmanın verdiği neşe ve başarmanın verdiği mutluluk aslında kocaman bir duyguya dönüşüyor. 
Hadi sizde başlayın bir kenarından mutluluk örmeye... 





28 Ocak 2015 Çarşamba

BENİM KÜÇÜK DÜNYAM


Burası benim hayal dünyamın gerçeğe dönüşme atölyesi. 
Aklımda ne varsa , yazıp çizdiğim, kesip diktiğim yer.

Bazen darmadağınık olup ara sıra toparlanan, ama dağınık haliyle bile beni mutlu eden yer.
Siparişlerimin yoğun olduğu dönemlerde içinden hiç çıkmadan saatlerin nasıl geçtiğini anlamadığım yer.


Bir sürü minik mutluluğun bir arada olduğu yer.


Bazen örgüler ördüğüm, bazen hayaller kurduğum yer...

Çalışırken aklımdaki her şey uçup gidiyor.üretmek,ortaya bişey çıkarmak büyük keyif çünkü.

Son dönemde merak saldığım tilda bebeklerim...

Motif motif örerek yaptığım kırlentlerim battaniyelerim, yün yumaklarım... Burası terapi merkezim.

El emeği ile uğraşan kişilere duyduğum saygı ve bir çok kişiden aldığım el yapımı ürünler, bana hediye edilen küçük objelerin de yeri var bu atölyede.

Ve kalıplarımı astığım, aklıma gelen fikirlerimi yazdığım bir panom var.

İğnedenlik, iğnelik , iğne yastığı... Adı herneyse çok sevdiğim bir parça..

Amigurumi mantar denemem... 

Minik bebeklerim...

Baktığım dokunduğum, kullandığım her nesne benim için özel.neşeli keyifli ve mutlu edici olmalarına dikkat ediyorum.

Zaman bu atölyede hızlı akıyor.uykum gelmese saatlerce günlerce zihnimde oluşanları üretebilsem keşke.

Diksem,sıkılınca örsem,sıkılınca kessem meselaa.hiç sıkılmıyorum da ... Hep bişeyler yapsam...

Her birini yaparken bende oluşturduğu heyecanı, hevesi ve mutluluğu keşke kaydedecek bi cihaz olsa da, arşivlesem
Yada ürün sahiplerine, o ürün yapılırken neler hissettiğimin kaydını yollasam.
Kurdelelere dokununca mutlu oluyorum.
Fiyonk detayını heryerde çok seviyorum.

Bazı objelerin hatırası büyüktür.sever öper saklarım. İşte bu şemsiyeli kız da onlardan biri.
Mutlu kadınlar olsun, üretken,huzurlu ve gülümseyen. 
Çünkü öyle annelerin yetiştirdiği çocuklara ihtiyacımız var bizim. 
Anneler mutlu olursa tüm aile mutlu olur. Yemekler mutlu pişer, ev mutluluk kokar, çocuklar sevgi ile karşılanıp öpülerek uyutulur. 
O yüzden anneler kendilerini mutlu edecek uğraşlar bulmalı.dinlendiren, zihnini boşaltan ve mutlu eden uğraşlar. 
Benim evde yalnızken hiç canım sıkılmıyor.çünkü içimden gelenleri yapıyorum.dışarıda gezmek , alışverişe çıkmak , yada birine misafirliğe gitmek aklıma gelmiyor.evde olmak, atölyemde olmak , çabucak evime ulaşmak ve evde daha uzun vakit geçirmek istiyorum.çünkü sakin,huzurlu ve keyifli.
Herkesi rahatlatan uğraş başkadır.kimi mutfağa girer,kimi temizlik yapar rahatlar,kimi yürüyüşe çıkar, kimi dans eder, kimi bağıra çağıra şarkı söyler...
Ben sakin bir yapıya sahibim, zor sinirlenen çok sabırlı biriyim.renkleri severim,yani sabır gerektiren ama keyifli işler ile uzun zaman uğraşabilirim. 
Sanatın her türüne ilgi ve sempati duyarım.bu yüzden bir çok el sanatını denedim.ve halen yeni şeyler öğrenme hevesindeyim.
Öğrendikçe öğretmeyi seviyorum.bu yüzden kurslar veriyorum velilerime.
Birilerinin mutlu olmasında payım olunca yenileniyorum. 
El ele verirsek bence daha mutlu bir nesil yetiştirebiliriz...