GEL KATIL BİZE :)

27 Nisan 2015 Pazartesi

EGEYE YOLCULUK.

Bazen minicik tatiller iyi geliyor.
23 nisan tatili nedeniyle bir çok kişi cuma da izin alıp 4 günlük bir tatil planladı.
Biz öğretmenler görevli olduğumuz için törende, cuma da okul olduğu için 4 günlük bir kaçamak yapamadık.
Ama iki gün de yeter dedik ve çıktık yola.
Yol boyunca açmış sapsarı çiçekler, yeşilin her tonunda kırlar bayırlar,saatlerce manzara resmi seyreder gibi yeşillikler içinde uzadı gitti yolumuz.

Seyahati çok severim.ucunda varılacak yer olmasa bile yolculuk beni mutlu eder.

Haftaların nasıl geçtiğini anlamadığım yoğunluktan sonra bu kısacık mola beni öyle mutlu etti ki...

Manisa, izmir molalarından sonra Tire son durağımızdı.
Sadece mangalda tire sandaviç yemek için bile gidebilirim o kadar yolu.
Hastasıyız...

Tire bursa gibi dağın eteğine kurulmuş ve tarihi olan bir şehir.
Keçeciliği Ve urgancılığı ile meşhur.benim keçe sevdam da işte taa oralardan geliyor.zamanında rumlara ev sahipliği yapmış olmasından dolayı mimaride etkisi hissediliyor.eski tire dağın eteğindeyken,sonradan ovaya doğru yayılmış.eski tire ve yeni tire diye anılıyor bölgeler.

Salı ve cuma günleri tirenin sebze pazarı.
Türkiyenin en büyük pazarının Tirede kurulduğunu biliyor muydunuz?

Bu fotoğrafların çekildiği yer DEREKAHVE.
Eski tire denilen bölgede bir derenin yatağının kenarında.
Yeşil ve mavi birbirine girmiş.gökyüzü görünmüyor neredeyse.güneş dalların arasından süzmeler halinde iniyor.
Kahvaltı, yemek çay kahve var ve isterseniz keşkek te var.oksijenin bolluğundan uykusu geliyor insanın.

Oldukça serin oluyor şehre göre.
Sıcak havalarda nefes almak için ideal bir yer.

Yıllardır Bursa'dayım ama ege havası bana hep iyi gelmiştir.şivelerinden tutun misafirperverliğine,eli açıklığı ve bozulmamış insani yönlerine gıpta ile baktığım insanlar var orada.
Sıcacık ve samimiler.işte bunu seviyorum.
Tarlasından topladıklarını,avludaki fırında yaptığı ekmeğini,zeytinyağını,salçasını koyuverir bagajına.seni eli boş göndermez.kavunu karpuzu dolduruverir bir çuvala..sanırım ileride bir ege köyünde yaşamak istiyorum.

Güneş bursaya bir türlü gelememişken, orada güneşle buluşmak beni sevindirdi.
Kasvetli bulutlu ve kapalı hava bana göre değil.
Ben ışığa ve güneşe aşığım.

Dönüş zamanı yaklaşınca, yine kendimizi tire tostçular sokağında bulduk.
Bursaya getirmek içinde paketler hazırlattık.

Mandıra kültürünün çok yoğun olduğu tirede bizim tercihimiz KIRIKKAYA VE ÖMÜR MANDIRA.
Giderseniz tulum peyniri, çamur peynir ve simit peyniri almalısınız.kese yoğurdunu bıçakla kes ye... O derece..

Alışverişimizi bitirip, anneannemle vedalaşıp yola koyulduk. Yollarda keçiler, kuzular...
Erguvanların yeşilin içinde patlayan görüntüsü...
Zihnimizdeki kışı bırakıp, bahar görüntüleriyle yeniledik.

Dönüşte akhisar Ramizde ve ceren turda mola verdik.

Susurlukta yine durup höşmerim aldık.SARGIN höşmerim tek geçerim.

Ve akşam 9 gibi evimdeydim.özlemiş bir yavru ve eş karşıladı beni. Birde cocker köpeğimiz var.onunlada hasret giderdik.
Akşam çayın yanında tire tostu vardı.
Tatlı ise pişmaniye ve höşmerim idi...
İki günlük mola beni mutlu etti, sakinleştirdi ve yeniledi.
Şimdi yeni haftaya hazırım.
Yeni hedefler ve kararlı adımlarla..
Güneş ve mutluluk sizinle olsun.
Mutlu haftalar.















19 Nisan 2015 Pazar

VİALAND GEZİMİZ ...

Çok uzun zamandır "nefes kesen" e binicem ben diyerek Vialanda gitmek isteyen bir paşa vardı bizim evde.
Nihayet isteğine kavuştu.

Bugün sabahın erken saatlerinde çıkıp gittik İstanbul'a.
Açılış saatine yetiştik.
Şu fotoğraftaki kırmızı tren rayları var ya , işte onun adı nefeskesen ...
Yağmur sebebiyle kapalıymış çok şükür ki binemedi.

Salıncaklara, arkadaki adalet kulesi denen  akla zarar şeye , 360 denen tepe takla oyuncağa, korku tüneline, safari turuna, ve benim hayretle izlediğim FATİHİN RÜYASI'na gittik.
Çok güzel konumlanmış, çalışanları özel eğitilmiş, hitabeti ve yardımcı olma çabalarıyla benden tam not alan bir sürü genç çalışan var. 
18 yaşın altındakiler girdikten sonra asşa velisi olmadan dışarıya çıkamıyor..
Yani orada bir cafede oturup , çocuğunuzu serbest bırakabilirsiniz.


Doku olarak eski istanbulu yaşatan bir örüntüye sahip.nostaljik ve tarihi yapmışlar her yapıyı.

Giriş için ödediğiniz ücret dılında hiçbir şey için ücret ödemiyorsunuz oyuncaklara.
Yemek ve hediyelik eşya için ekstra para gerekebilir.
Tuvaletleri oldukça steril ve temiz.
Her tuvalette bir bayan görevli sürekli olarak kontrol ediyor.

Hava yağışlı olmasına rağmen Asil de Bende çok eğlendik.onunla her oyuncağa bende bindim.
Adalet kulesi denilen şey 50 metrenin üzerinde yükseğe çıkıyor ve bir anda aşağıya bırakıyor.öyle büyük bir hızla düşüyorsunuz ki, yere çakılmaya   ramak kala duruyor.indiğinizde dizlerinizin bağı çözülmüş hissediyorsunuz.
Bu kadar büyük ve hızlı bir tecrube bu yaşıma kadar yaşamamıştım.

Birde 360 denilen bişey var ki yüksek cesarete tabii. 
Hepsini tecrube ettik. Ama hala başım ağrıyor ne talan söyliyim. 😣


Acıkınca fast foodlar kadar otantik şeyler yiyebileceğiniz yerler var.
Biz önce gözleme tercih ettik.
Sonra burger king.
Gözlemeci hanımlar çok sıcakkanlı ve misafirperverdi. 

Macun ve dondurma da mevcuttu.

Kinkong adlı bir oyuncak vardı , otobüsü sallayan bir goril düşünün.içinde yolcular olan bir otobüsü alıp havaya kaldırıp salladığını düşünün. İşte öyle bişey.ama bakımdaymış binemedik.
Birde wiking nehri vardı bol sulu, fazlaca ıslanmalı olduğu için tercih etmedik.ama yaz sıcağında harika olur.

Reviri, doktoru hemşiresi ve minik bir ambulansı ile ilk yardım ve ilk müdahalenin yapıldığı bir bölümüde mevcut.fenalaşan,düşen,yaralananlara hemen müdahale ediliyor. 
Bizim için farklı bir pazar etkinliği oldu.
Asil paşa çok keyif aldı. 5 gibi oradan ayrıldık.
Minik bir boğaz turu yaptık sahilden.
Sonra dönüş yolu tabiki..
Eve döndüğümüzde ikimizinde bacakları çok ağrıyordu.
Başımızda aynı... Birer duş, birer ağrı kesici ile dinlenme moduna geçtik.  

Çocuklar mutluysa annelerde mutlu.
Onların yüzündeki bir tebessüme can feda.
Büyütürken ruhuna kişiliğine duygularına zarar vermeden zedelemeden büyütmeli.
İleride onu olumsuz etkileyecek hiçbir tohum atmamalı zihinlerine.
O yüzden kendi çocuğuma itina ettiğim kadar itina ediyorum bana emanet edilen her öğrenciye.kaybetmek kolay çünkü. Kazanmak zor olan.ama kazanılan öğrenci bambaşka oluyor.ondaki olumlu değişimi  ve düzelmeyi gördükçe , birinin daha elinden tuttum, birinin daha geleceğini kurtardım diye düşünüyorsun.
İleride karşına bir çıkıyor o çocuk,meslek sahibi olmuş, yuva kurmuş,adam olmuş...
İşte o zaman iyiki uğraşmışım diyorsun.minnetle ve teşekkürle bakıyor gözleri yıllar sonra bile.
Bununla ilgili çok anım var ...anlatırım bir gün size.

Vialandın içinde bir avm , bir otel de mevcut.
Avmlerde gördüğümüz bir çık marka mağaza açmış oraya.bir çok cafe ve restoranda var.
Oteli de güzel görünüyor.disneyland mantığında yapılmış sanıyorum.
Asil'e sordum paris Disneyland mı vialand mı diye, oyuncaklar açışından vialand dedi.disneylenddaki en cezbedici şey sanırım  kostümlerle dolaşan   karakterlerin varlığı.
Biz gittik beğendik.
Ancak 5-6 yaş çocuklarını götürürseniz hiç bir şeye binemezler. Boy ve kilo koşulları var.
Bu yüzden 12 -13 yaş için daha uygun.
Bizden şimdilik bu kadar. Öperiz sizi...











14 Nisan 2015 Salı

HASIR SEPETLER


Bir kaç gündür paşa oğlum hasta.
Keyifsiziz.
Evde onu dinlendirmeye,iyileştirmeye yönelik elimden ne gelirse yapıyorum.
Sınavları için okula götürüp, sınav bitince alıyorum.
Onun keyfi olmayınca benimde tadım tuzum kaçıyor.
Hava değişimide çok etken bu duruma.zaten Asilin alerjisi de var.bu havalar onu olumsuz etkiliyor.
Mevsim geçişlerini biraz zor atlatıyoruz.
Asil evde yatınca bende evde geçiriyorum okuldan kalan zamanı.
İşte bu esnada minik ürünler yapıyorum . Bu sepetler gibi.

Mutlu bereketi bir hafta dilerim. Sağlıkla kalın.....



KEÇE ÇİÇEKLİ RUNNERLAR

Eskiden , yani küçükken hep bişeyler biriktirirdim ben.
Çokomel baraklarını,renkli peçeteleri, çiçekli posta pullarını,çiçekçilerden alınan çiçeklerin kurdelelerini,boncukları,kaygan deniz taşlarını,antep fıstığı kabuklarını,bazen değişik nazar boncuklarını...
Öyle ıvır zıvır sandığım şeyler meğer brnim yönümü işaret ediyormuş bana..
Ve belki farkında olsalardı aileme de..

Büyüdükçe devam etti bu tür davranışlarım, küçülen ayakkabılarımdaki fiyonkları söküp tokalarıma yapıştırırdım.origami yapardım,tığ işine ve şiş ile örgü örmeye meraklıydım. 
Zaman geçtikçe annem etamin öğretti seccadeler işledim, dikiş dikerken BURDA dikiş kitaplarını çözümlemeyi, pafta ve kalıp çıkarmayı, bol teğel almayı öğrendim.
Renkleri iyi bilirdim.
Annemden yağ yeşilini, grup renklerini,tarçını,küf yeşilini,acı kahveyi,sıklemen pembeyi, güvezi öğrendim.
Vitrinlere nasıl bakılacağınıda ...
Biz annemle vitrinlere model bakmaya giderdik.dönüşte kumaşçıya uğrar, benzer kumaşları bulurduk.aynısını ertesi güne dikerdi.
Rugan ayakkabılarımdan çorabıma, tokalarımdan küpelerime her şeyimi uyumlu alırdı.
Tek kız idim ve annem zevkli bir kadındı.
İşte yönümü, işimi mesleğimi böyle böyle buldum.
Annemin içinde kalan resim öğretmenliği bende hayat buldu onun için.
Renkler ile hep barışık oldum.
İşimi, kazancımı onlar sayesinde sağladım.
Kılık kıyafetime yansıdı renkler.
Yaptığım tasarımlar,kombinlediğim renkler tamamen doğaçlama işte.
Öyle çalışmayı seviyorum işte.kısıtlandığım zaman alanım daralıyor ve zorlanıyorum.
Özgür çalışmak gibisi yok.

Size bırakıyorum dediklerinde ortaya çok hoş işler çıkıyor aslında.
Yeni şeyler deneme şansım oluyor.
Ve her yaptığım ürün bir diğerinden farklı oluyor.
15 yıl oldu keçe ile uğraşmaya başlayalı ve hiç bıkmadım inanın.
Hala her yaptığımdan haz alıyorum ve istekle yapıyorum.
Beğenileriniz ve dönüşleriniz motive ediyor, heyecanımı korumamı sağlıyor.
İyi ki varsınız... 




12 Nisan 2015 Pazar

PAZAR MUTLUSU,GÜNEŞ NEŞELİSİ..

Nihayet bugün güneş yüzünü gösterdi.
Sabah pencereme vuran aydınlık ışığı yataktan kalkmadan görmüşsem , mutlu ve aydınlık bir gün olacağına inanıyorum.
Havayı güneşli görmüşken bi köy havası iyi olur dedik.
Kahvaltı için Hasköye gittik. 
Bildiğin köy kahvaltısı ve enfes kavurmalı yumurta tabiki.

Sonrasında yolumuzu gözleyen ailelere ziyaret.
Bi kahve içimi sohbet.
Semt pazarı işleri, market alışverişi,pazartesinin yemeğini hazırlama telaşı..

İçeride durmama isteği ile kendimizi çayır çimene attık.

Açıkhava manzaraları, çimen kokulu bahar havası...
Pazartesinin ütüleri, sebzelerin yıkanıp yerleştirilmesi, çocuğun banyosu, evin derlenip toplanması, diye uzaaar gider. Kadının hiç işi biter mi?
Tüm bu koşturmacanın içinde , birlikte çay içebildiğim eşe, okul kıyafetlerini ütülerken evlat sahibi olabildiğime,ertesi günün yemeği pişerken huzuruma ve yuvama şükrettim.
Zaman nasıl akıyor hiç anlamıyorum.
Ama bazen telaşelerden sıyrılıp baktığımda, çok güzel ayrıntılar görüyorum.
Şanslıyım diyorum.şükrediyorum.
Yarın yine pazartesi, yine telaşlı hafta başlıyor işte.
Olsun, yaşam her haliyle güzel.
Mutlu haftalar şimdiden hepinize..


8 Nisan 2015 Çarşamba

KEÇE KURSU BURSA

Keçe kursumuz ile ilgili bilgi vermek istedim.
Okulumuz velilerine yönelik, ücretsiz olarak yapılan bir proje çalışmasıdır. 
Bu yıl 4. Kurs yılı olup her yılın mayıs ayında keçe tablolardan bir sergi açılmaktadır.

Kursta birlik, beraberlik, paylaşım dolu çok güzel arkadaşlıklar başlıyor her sene.
Kah gülüyor, kah ağlıyoruz.

Terapi merkezimiz gibi oldu kurs günleri.


İstekle ve heyecanla çalışıyorlar.
Bütün yıl en lezzetli ikramları tadıyoruz onlar sayesinde.

Süprizler, mutlukuklar da cabası...









Gülen mutlu yüzlerle uğurlamak benim en büyük keyfim.



Bazen resim ve keçe harmanlanıyor..

Çok ince işler emek istiyor...



Zaman yine çok hızlı geçiyor..
Heyecanla bekliyoruz kurs günlerini...
Biz burada çok mutluyuz.