GEL KATIL BİZE :)

4 Nisan 2016 Pazartesi

İKLİMLER VE İNSANLAR


İklimlerin insan psikolojisi üzerinde ne büyük etkisi var değil mi? 
Sürgün veren dallar, açan çiçekler, güneşin sıcacık ışıkları , yeşeren doğa, gelin gibi ağaçlar ,güneşin ışıkları ile daha canlı ve parlak görünen dünya, dışarıya çıkma isteği, kırlar bayırlar parklar...
Benim gibi daha kaç kişiyi Mutlu ediyor kimbilir. 

Doğanın Moda'sı ne uyumlu, ne hoş. Hangi renkle hangisini kombinlemeli diye düşünmeye gerek var mı? Her şey doğada uyumlu sanki. 

Bir de bahar yorgunluğu diye bişey var değil mi? Kışa alışan bünyelerin ılıman iklime alışma süreci mi desek daha doğru bilemedim . 
Gündüz ile gece arasındaki ısı farkı mı bizi şaşırtan? 
Motive edip kendimizi , güzelce atlatmalı bu rehavet sürecini. 

Birlikte geçirdiğimiz vakit az, oğlum eşim ve ben. Yoğun bir hayatımız var, hafta Nasıl geçiyor hiç bilmiyorum. Bir pazar günümüz var birbirimize ayırabildiğimiz. 
Elimizden geldiğince birbirimize odaklı yaşamak , pazarın keyfini çıkarmak istiyoruz. 
Yaş aldıkça konuştuğumuz konular, kaygılarımız, umutlarımız, hayallerimiz hep aynı noktada kesişiyor. 
Çocuğumuzun geleceği için planlar, kaygılar, hayaller....
Kendimiz için ise sakin , sessiz ve keyifli bir yaşam ... 
Detaylarını birlikte çizdiğimiz , şekillendirdiğimiz umutlarımız  var. 

Hala birbirimizden çok şey öğreniyoruz. 
Ve artık ergen oğlumuzdan da çok şey öğreniyoruz . İnanamıyorum bu kadar büyüdüğüne, mantıklı konuşmalarına. Yanağımdan makas alıp, beni kolunun altına almasına. 
Su gibi geçiyor ömürler . İşte neredeyse 40 oldum. Ve bunca Zaman Nasıl geçti inanın bilmiyorum. 
Sadece güzelliklerle, iyiliklerle dolu Deniz kokulu, yaprak hışırtılı, şömine çıtırtılı, ıhlamur kokulu, meltem rüzgarlı , bol yeşillikler içinde bir hayata istek duyuyorum. 
Ego , soğuk savaş, hırs ve isteklerin esir aldığı insanlardan uzak, çarşaf gibi bir denize kendimi bırakmış gibi , öyle sakin bi yaşama teslim olmak istiyorum . 
Cennet  ve cehennem insanın içinde, vicdan ve nefis bu dünyadaki melek ve şeytanımız. 
Ne kadar arınabilirsek , o kadar yalın, o kadar huzurluyuz işte. 
Vazgeçmek lazım, gereksiz herşeyden ve gereksiz herkesten. 
Eskiden kendimi anlatmak, yüreğimi dökmek isterdim, şimdilerde o bile gereksiz geliyor. Karşında seni anlaması gerekenler seni Zaten tanıyanlar.
Gerisi anlamasa da olur. 

Yaniiii bahar güzel şey demek istediğim. Umut verici bişey işte. Büyüdükçe insan , doğa ile arası daha iyi oluyor sanki. 
Avm lerde geçen hafta sonları , yerini kıra bayıra, çayıra çimene devrediyor Zamanını. 
Doğa dile geliyor sanki. 
Ve zevk aldığı şeyler değişiyor insanın, boş şeyleri , dolular yeniyor. 
Ve olgun oluyorsun. 
Bakış açın, penceren değişiyor , dönüşüyor. 
Çünkü başkalaşıyorsun, büyüyorsun,  oluyorsun, pişiyorsun. 
Tadıyla tuzuyla yoğuruluyorsun hayat merdanesinde. 
Affediyor, özgür bırakıyor, ayıklıyorsun. 
Daha net, keskin bi set, biraz hoyrat, biraz deli ...
İşte sana 40 yaş belirtileri. 
İyi geceler demiş miydim?
Pazartesi mi ? Sendrom mu ? O da neymiş? 
Mutlu rüyalar o Zaman. 



1 yorum:

  1. Yüreğimize sağlık nasıl güzel bir yazı böyle içindekileri anlatmissiniz bir bakıma
    en çok istediğim dingin bir hayat tamda sizin anlattiginiz gibi...
    hayırlı sabahlar :)

    YanıtlaSil