GEL KATIL BİZE :)

26 Eylül 2016 Pazartesi

BİR PAZAR AKŞAMI ANATOMİSİ

Biz çalışan kadınlar boş bulduğumuz her anı değerlendirmekle yükümlü kılınmışız sanırım ezelden beri.
Bugünün işini yarına bırakma lüksümüz olmadığı için, arkamızda dolaşıp dağınıklığımızı toplayanımızda hafta da bir imdadımıza yetiştiği için, en küçük vakti bile değerlendirmeyi görev edinmiş bünyemiz.  


Mesela bir  pazar günü öyle keyifli sakin ve umarsız olamıyorum ben şahsen.
Sabahı ve öğleden sonramı eşime ve oğluma, hatta aile büyüklerimize ayırıyorum.
Hafta içi çalışınca ,eşimin ailesi de benim ailemde dört gözle bizi bekliyor, bizi dediğime bakmayın, torunu bekliyorlar aslında. 
Bizde bir kahvaltı sefasından sonra düşüyoruz yollara. 
Evin market ve pazar ihtiyacı, kırtasiye vs ihtiyaçları alınıyor.  Sonra anneanne de çay, babaannede kahve derken  akşam oluyor tabi.
Biz müsade isteyelim daha çocuk banyo yapacak deyip cikiyoruz akşam üzeri. 
 Sonra evde telaş başlıyor.  Alınanlar dolaba yerleşiyor, pazartesi gününün yemeği  ocağa konuyor, Asil paşa duşa gir diye sesleniyor annesi.




Ev der top ediliyor, pazartesinin giysileri ütüleniyor.  Bunlar kendiliğinden olmuyor tabi . Evin annesi olur kendileri Elif Hanım yapıyor. 
Hava durumu bir haftalık gözden geçiriliyor. 
5 iş günü için 5 ayrı kombin hazırlanıyor. 
(Yıllardır yapıyorum ve çok faydasını gördüm. ) 
Sabahın 6 sinda  kalk. Gözünü açamazken bişeyler atıştır, oğlunu uyandır, doyur. (Bu esnada eş uyuyor çünkü evden en son o çıkıyor. ) onu uyandırmamak için sessiz olmak gerek tabi.
Tüm bunları yaparken estetik ve uyumlu giyinmek ne mümkün? 
İşte bu yüzden her güne ayrı kombin hazırlayıp takıları ile ayakkabisi ile bir kenara ayırıyorum. -ki sabah tek askıda aradığım her şeyi bulabileyim. 



Birde yıllardır atlatamadığım İstiklal marşına geç kalma korkum var. Nasıl bir milliyetçi ruh var bende düşün artık.  Gece 5 kez uyanır ve panikle saate bakarim. Sabah olmak bilmez bana. 
Ve abartmadan söylüyorum hala istiklal marşında ürperirim ve ağlayasım gelir. 


Şikayet ediyorum sanmayın. Bir yandan ev hanımı bir yandan anne, bir yandan iş kadını, bir yandan kendi işinin patronu olmak ve aynı zamanda eş olmak kolay olmasa da , bu koşturmaca içinde her şeye zaman bulmaya gayret ediyorum.elbette bi tarafı tam yapayım derken diğer tarafı kaçırdığım oluyor. Ama hayat 4 4luk değil ki her zaman.
Yinede, sağlıklı olduğum için, sosyal bir çevrede bulunduğum için, halen saygın sayılabilecek bir mesleği icra edebildiğim için, sevdiğim bir işte çalışma şansı yakaladığım için, her sabah işe giderken eksilmeyen bir heyecan taşıdığım için çok mutluyum. Ve gerçekten şanslı hissediyorum kendimi.




Şimdi saat 01:00 ve hala yatmayıp sizlerle dertleşen bir pazar yorgunu var burada.
Bizi mutlu eden şeyleri yapmak , bazen uykudan fedakarlık etmeyi gerektirebilir. Çünkü sizinle sohbet çok güzel.  Düşünsenize benimle aynı telaşı yaşayan kaç kişi okuyor kimbilir bu satırları. Bizde de durum aynı Elif Hanim diyorsaniz uzat elini bi ÇAK yapalım.  Bak ne çok şeyin üstesinden gelebilecek kadar güçlüyüz biz. Kadın olmak çok meslekli olmak demek.. kadın olmak daha yataktan kalkmadan günü planlamak demek ..
Sonuçta kadın olmak güzel şey... birde tüm o yorgunlugu yok sayıp bi kahkaha atıp savunduk mu saçlarımızı,biz bile inanırız enerjimizin tavan olduğuna.  Yani kadın olmak SÜPER GÜÇLERE SAHİP OLMAK DEMEK....  HADİ UZAT ELİNİ Çaaaakkkk.... 

1 yorum:

  1. Yazılarınızı ilgi ile takip ediyorum. Ve bu bana mutluluk katıyor. Size elimi uzatıyorum. Çaaaakkk. :)

    YanıtlaSil