GEL KATIL BİZE :)

4 Ekim 2016 Salı

NEVALE DİYE BİR YER VAR.... DUYDUNUZ MU?

  



Blog yazmaya başladığımda önce sadece kendi kendime yazıp okuduğumu düşünüyordum. 
Sonra gelen yorumlarla okunduğunu farkedip, daha bi şevkle yazdım. 
Bazen kendimi ifade etmenin hafifliği için, bazen mutluluğu paylaşmak için, bazen tavsiyelerde bulunmak için yazdım. 
Sonra Bursa'da bir çok blog yazarı olduğunu gördüm. 
İlk blog buluşmamızı hatırlıyorum da, hayatına yakın tanıklık ettiğimiz insanları fiziksel olarak karşımızda görünce bir çoğu ile içtenlik kurmuştuk. 



Zamanla ilişkilerimiz  gelişti ve birlikte bir çok organizasyona katıldık. 
İşte bu gün de öyle güzel ve keyifli bir gündü. 
Blogger arkadaşımız  ( benim Ayşem olur kendisi) namı büyük Kurabiyeden Düşler parti organizasyon kurucusu,  Bursamızın yeni değeri Nevale by Elemeği'nde göreve başladı. 


Bizlerde bireysel olarak görüşsekte , toplu olarak hayirli olsun demek istiyorduk ki, Ayşem harika ötesi bir organizasyonla bizi misafir etti.

Sevgili Yılmaz ustamızın ve Ayşemin davetine icabet etmemek olmazdı. 
Yoğun bir gün olmasına rağmen geç te olsa yetiştim etkinliğe. 


Hem tüm blogger arkadaşlarımı bir arada görmüş oldum, hemde sürekli tatlısını yediğim Nevalenin diğer lezzetlerini de deneme şansım oldu.


İçli köftesinden , soslu misket köfteye, paçanga böreğinden kuşbaşılı pideye, salatadan, minik tuzlu atıştırmalıklara kadar her bi şeyden yedik.
Sabah 6 da kahvaltı etmiş biri için bu tam bir ziyafetti.
İçine kalori de koymamışlar üstelik. Kilo aldırmaz garantisi varmış. ( bu kısmı kendi içimi rahatlatmak için yazdığım doğrudur) 


Sunum önemli benim için biliyorsunuz. Öyle tencerede pişir, kapağında yedir yok bizde. Tabiatıma aykırı bi kere, elimde değil. 
O yüzden önce sunumu vurmalı beni. Gözümü doyurup sonra mideme hitap etmeli. 
Gerekirse yer sofrasına da çömelip oturur, tahta kaşıkla da yerim o ayrı. 


Benim için ziyafet değerindeydi dedim ya. Tuzlulardan sonra acı kahvelerini içip tatlılara geçtik.
bu kadar güzel poz verebilen tatlı yetiştirmemiştir kimsecikler.
Aman o tatlıların boy gösterisi  güzellik yarışmasında sahneye çıkan miss world adayları gibiydi.


Yedik mi derseniz evet yedik. her pastadan geldi masamıza. Azıcık ondan , azıcık bundan derken toplamda kaç pasta yediğimi saymaya ben utandım şahsen.
Ki tatlı konusunda efsaneyimdir. Bilenler iyi bilir.
Tüm bunların sonunda , sadece benden beklenebilecek bir soru da sormayı başarabildi bu bünye. 
Şerbetli tatlılarınız yok mu Ayşecim? Bi baklava , bi havuç dilimi????
Ayşemin nutku tutulmuş  ve olduğu yerde kalmıştı.  Cevap vermesi uzun sürmedi.  
_var Elifim, getiririm şimdi, sen yiyebilir misin onu söyle  dedi.
Bende dedim ki; 
_ tatlı içimizi baydı yok mu şöyle tuzlu bişeyler? ( oysa ki milyon çeşit tuzludan sonra gecmistik tatlılara)

Midem iflas etmeden oradan ayrılmalıydım.
Yoksa gördüğü her üründen tatmak isteyen bu nefis , benim sonum olacaktı. 
Teşekkürlerimi sunup, oradan çıktım. O ana kadar herşey iyiydi.
Ancak arabaya bindiğimde, vicdanımla başbaşa kalmıştım. 
Şimdi bu vicdan azabı ve pişmanlık kaç gün sürecekti? 

SONUÇ: pişmanlık yaşamaya bile razı olacağınız kadar güzel ve elitti herşey. 
Hemen şimdi gidin bence...
Devis pasta yiyin.ben en çok onu sevdim. 
Yazan: tatlı günün mutlusu

1 yorum:

  1. Gördüğünü yaşadığını insan bu kadar sade ve güzel anlatabilir tenrikler

    YanıtlaSil